(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 1992 yılı haziran ayından 1998 yılı Temmuz ayına kadar çalışmalarına ilişkin eksik bildirilen sigorta primlerinin tam olarak tespitiyle, tespit edilen bu çalışmalarının sigortalı hizmetine eklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı 1992 yılı Haziran ayından 1998 yılı Temmuz ayına kadar davalı işveren yanında şoför olarak hizmet akdine dayalı çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de verilen karar dosya içeriğine uygun görülmemiştir.
Davacının davalı işveren yanında 1.7.1992-31.7.1998 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının ve bu sebeple bu döneme ilişkin kıdem ihbar ve fazla mesai alacağının tahsiline İstanbul 7. İş Mahkemesinin 1998/1575 E. Sayılı ilamı ile karar verildiği karar Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği, ayrıca 24.4.1993 tarihli trafik kaza keşif raporuna göre davacının davalı işverenin aracını kullanırken trafik kazasına karıştığı, 1995/1. dönem sigortalı hesap cetveline işlenmiş olmasına karşın davacının 1.9.1994 tarihinde işe girdiği ve bu konuda işe giriş bildirgesi düzenlediği 31.7.1998 tarihine kadar bordrolarda bildirilecek primleri tam ödendiği bu kanıtlara göre davacının 1992/ Haziran ayından 1998/Temmuz ayına kadar sürekli olarak davalı işveren yanında hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı açıkça anlaşılmaktadır.
Davacı ile ilgili olarak Kurum'a bildirilen sürelerle ilgili olarak hizmet tespit davası açılamayacağı doğrudur. Ne var ki Kurum taraf olmakla birlikte işçilik alacağına ilişkin yukarda dosyadaki kanıtlar dikkate alınarak davacının 1.7.1992 tarihinden 1.9.1994 tarihine kadar davalı işveren yanında çalıştığının tespitine karar verilmesi gerekirken hak düşürücü ve sabit olmayan diğer nedenlerden dolayı reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy