(2004 S. K. m. 96, 97)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.kişi) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Uyuşmazlık 3. kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3. kişi Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2000/8397 Esas sayılı takip dosyasına ilişkin olarak Alanya İcra Mahkemesinde 2001/110 Esas sayılı dava dosyası ile istihkak davası açmıştır. Mahkemece davanın kabulü yönünden verilen karar; Dairemizin 24.03.2002 tarihli ilamı ile eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Bu aşamalarda davacı bu kez Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2000/8059 esas sayılı takip dosyasındaki haciz nedeniyle aynı mahkemede 2001/506 esas sayısı ile bu davayı açmıştır. Mahkemece her iki dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirme kararı vererek sonuçta davaların reddine hükmedilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dava konusu menkul mallar; davacı tarafından borçluya kiraya verildiği iddia edilen otelde haczedilmiştir. Davacı bu malların demirbaş olarak kiraya verildiğini ileri sürmektedir.
Her iki dosyada ileri sürülen bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde haciz yapılan adreste önceden davalıların faaliyette bulundukları sabittir. Daha sonra davalıya möbleli kiraya verildiği iddia edilmektedir. Bu iddia doğrultusunda davacı 29.3.1995 tarihli faturalar ibraz edilmiştir. Daha önce verilen bozma ilamında davacı defterlerinde inceleme istenmiştir. Ancak davacıya ait defterlerin Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/109 Esas sayılı dosyasına ibraz edildiği yargılama süreci içerisinde bu defterlerin davacıya iadesinin sağlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde davacı 3. kişi şirketin iradesi dışında ibrazı mümkün olmayan belgelerin sağlanmamasının aleyhe değerlendirilmesi hakkaniyete uygun olmayacaktır.
Bu halde mahkemece yapılacak iş; her iki dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek davacı tarafından ibraz edilen faturaların menşeine inilmesi bu amaçla faturayı kesen firmadan dipkoçanları getirtilmeli gerektiğinde fatura mümzisi dinlenmek suretiyle; faturanın geçerliliğinin araştırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan davacının defter ibrazını sağlanmasındaki imkansızlığı göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Kabule göre de; davacı tarafından 2001/506 sayılı dava dosyasında verilmiş bir ihtiyati tedbir karar bulunmadığı bu nedenlerle İİK'nun 97/13. madde de aranılan alacaklının bu dava konusu alacağının tahsilinde gecikme koşulunun gerçekleşmediği dikkate alınmadan bu takip nedeniyle de alacaklı yararına tazminata karar verilmesi de hatalıdır.
O halde, davacı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy