(2004 S. K. m. 96)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık 3.kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece davacı 3. kişinin davasının kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dava konusu ve eşyaları 18.5.2004 tarihinde borçlunun kredi sözleşmesinde ev adresi olarak gösterdiği adreste haczedilmiştir. Ayrı adrese 16.4.2004 tarihinde Tebligat Yasası'nın 21. maddesi gereğince ödeme emri de tebliğ edilmiş; ancak diğer borçlu Sevgi Çakıroğlu tarafından borçlu Hüsem Çakıroğlu'nun adresinin 75. yıl Mah. Halil Akkurt sok. No: 1/5 adresi olduğundan bahisle itiraz edilmiştir. Oysa anılan adrese 13.5.2004 tarihinde İcra Müdürü ile hacze gidildiğinde eve çilingirle girildiği oturmaya elverişli bir ortam olmadığı, hacze kabil mal bulunmadığına ilişkin tutanak tanzim edildiği görülmektedir.
Dosya içerisindeki bilgilerden borçlu ev adresi olarak 75 Yıl mahallesi'ndeki adresini değişik kredi alımlarında ve takiplerinde kullanmıştır. Ancak bu adreste ne borçluya nede haciz edilebilir bir mala rastlanmamıştır. Bu halde borçlunun belirtilen adreste oturmadığı sadece alacaklıları yanıltmak üzere kullandığı anlaşılmaktadır.
Davacı 3. kişi oğul borçlu babanın haciz adresinde oturmakta iken 75. yıl mahallesine taşındığını iddia etmiş ise de borcun doğumundan sonra gerçekte oturulmayan bir adrese nakil almasının ve haciz adresindeki evin önce borçlulara ait iken borçluların anne ve babasına bilahare 18.5.2004 tarihinde de takipten sonra davacıya satılmış olması alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik danışlıklı işlemler olduğu açıktır.
Öte yandan: bir an için davacının haciz adresinde oturduğu kabul edilse dahi dava konusu ev eşyalarına ilişkin olarak sunulan faturalar davacının kayınvalidesi ve kayınpederi adına olup davacının eşi olan kızlarına çeyiz olarak alındığı anlaşılmakla, görülmekte olan davada davacı 3. kişinin aktif dava ehliyetinin dahi bulunmadığının kabulü gerekir.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan davacının davasının reddi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy