(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 3.11.1996-3.6.2001 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, davalı işyerinde 3.11.1996 ile 30.6.2001 tarihleri arasında bakıcı olarak çalıştığının tespiti ile işçilik alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davacının davalı işyerinde çalıştığı sabit görülmüş ise de, çalışmanın gönüllü bakıcılık şeklinde olduğundan ayrıca ücretli çalışma olsa idi bu hususun kamu kuruluşu mahiyetinde olan davalı işyeri kayıtlarına geçmiş olması gerektiği hususundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde Valilik Sosyal Dayanışma Vakfı yazısından davacıya istem döneminde her ay düzenli olarak yardım adı altında ödemenin yapıldığı görülmektedir. Gönüllü olarak bakıcılığa ilişkin olarak ise davacının 5.4.2001 tarihli dilekçesinin bulunduğu, bu tarih öncesinden de ve sonrasında gönüllü olarak bakıcılığa ilişkin bir kaydın bulunmadığı görülmektedir. Yine davalı işyeri yazısından davalı işyerinde 5 adet kadrolu işçinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen hususlardan davacının davalı işyerinde hizmet akti ile çalışıp çalışmadığı tam olarak tespit edilememektedir.
Yapılacak iş; maddi sıkıntı içinde olup Sosyal Dayanışma vakfından gelir almakta olan bir kişinin gönüllü olarak davalı işyerinde çalışmasının hayatın olağan akışına olduğu göz önünde bulundurularak, davacının vakıftan aldığı yardım bedelinin davalı işyerinde çalışması karşılığı olarak mı verilip verilmediğini; yine davalı işyerinde bulunan çocuk sayısı ile davalı işyerinde kadrolu olarak çalışan hizmetli sayısını araştırmak sonucunda kadrolu hizmetli sayısının yuvada kalan çocuklarının bakımını üstlenebilecek sayıda bulunup bulunmadığını saptamak yine davacının çalışmasının hizmet akdinin unsurlarından olan ücret ve bağımlılık unsurunu taşıyıp taşımadığını işyeri bordrolarında kayıtlı çalışan beyanlarına başvurmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy