(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı 11.11.1985-10.10.1989 tarihleri arası esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 1.8.1995-29.12.2000 tarihleri arası esnaf Bağ-Kur sigortalısı olmayacağının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, 11.11.1985 ile 10.10.1989 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalılık süresinin geçerliliğinin tesbiti ile 1.8.1995 ile 29.12.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 6.7.2000 ile 29.12.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı kanunun 24. maddesi gereğince gelir vergisi mükellefi olanlar ile gelir vergisinden muaf olanlardan esnaf ve sanatkar siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanların sigortalı sayılacakları öngörülmüştür.
Yapılan incelemede davacının 11.11.1985 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalılığının tescil edildiği, 11.11.1985 - 26.5.1986 ve 10.3.1995-29.12.2000 tarihleri arasında vergi kaydının, 18.11.1985 devam şeklinde oda kaydının, 16.12.1984 - 8.7.1994 ve 2.1.1996 -11.2.2004 tarihleri arasında sicil memurluğu kaydının bulunduğu açıktır. Yukarıda belirtildiği üzere 11.11.1985 ile 10.10.1989 tarihleri arasında vergi kaydı bulunmamakta ise de, kanunun öngördüğü kayıtlardan olan oda ve sicil kaydının bulunduğu aynı zamanda fiilen ticari faaliyetin bu tarihler arasında devam ettiği tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda 11.11.1985 ile 10.10.1989 tarihleri arasında sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tesbitine karar vermek gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy