(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, davalı kurumun 29.04.2004 gün ve 24593 sayılı işleminin iptali ile 20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arası 1479 sayılı Kanun gereği zorunlu sigortalılık süresinden sayılması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Bağ-Kur'un tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Uyuşmazlık davacının vergide kayıtlı olduğu 24.12.2002 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinin I ve II. bendidir. 24. maddenin 1.bendine göre, Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Sigortalar Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan gerçek veya götürü usulde vergi mükellefi olanlar Bağ-Kur sigortalısı sayılır.
Somut olayda, davacının inşaat ustası işinden vergi mükellefi olarak göründüğü devrede kendi nam ve hesabına inşaat işlerinde çalıştığı, bir müteahhit veya taşerona bağlı olarak çalışmadığı, günlük inşaat işlerinde çalışarak vergi ödediği Vergi Dairesi'nin yazılarından ve yoklama fişinden anlaşılmaktadır. Çalışmaları Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalı olarak geçmediğinden kendi adına ve hesabına bağımsız geçen çalışmaların zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak değerlendirilmesinde yasal zorunluluk vardır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy