(506 S. K. m. 60)
Dava: Davacı Bağ-Kur sigortalığının iptaline ve 13.8.2004 tarihli tahsis talebi üzerine kendisine SSK tarafından yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava davacının 25.3.1984 ila 28.3.2004 tarihleri arasında köy muhtarlığı görevi nedeniyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespiti ile bu dönemle çakışan zorunlu ve isteğe bağlı SSK sigortalılığının geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının zorunlu SSK sigortalılığı 1.9.1986 tarihinde başlamasına rağmen köy muhtarlığı 25.3.1984-28.3.2004 tarihleri arasında kesintisiz devam etmiştir. Dolayısıyla muhtar seçildiği tarihte başka bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olmadığından Yasa gereği zorunlu Bağ-Kur sigortalısıdır. Ne var ki davalı Bağ-Kur 24.12.2004 tarih ve 72386 sayılı yazılarıyla davacının 25.3.1984 tarihinde muhtar seçilmesinde dolayı 2108 sayılı Yasa uyarınca kuruma kayıt ve tescilinin yapıldığını, ancak davacının sonraki tarihlerde aralıklı olarak SSK kurumuna tabi çalışmaya başladığından Kurum sigortalılığının SSK'da başladığı tarih itibariyle terkinin yapıldığı SSK'dan çıktığı ve 16.11.1987 tarih itibariyle de yeniden kapsama alındığı bildirilmiştir. Davacı 1.12.2001 tarihi itibariyle SSK isteğe bağlı prim ödemeye başlamış ve bu ödemeleri 2004 yılı 7. ayına kadar devam etmiştir. Ne var ki bu dönemde zorunlu Bağ-Kur'lu statüsünde olduğundan muhtarlık görevinin sona erdiği 28.3.2004 tarihine kadar geçen sürede isteğe bağlı SSK sigortalılığı geçerli olamaz.
Bu durumda davacının SSK yönünden yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti doğru değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy