(2004 S. K. m. 72)
Dava: Davacı, davalı kurumca takibe konulan dosyada borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava nitelikçe, eksik işçilik nedeniyle tahakkuk ettirilen prim ve buna ilişkin gecikme zammının kurumca tahsili nedeniyle istirdadına ilişkindir.
Mahkemece, dava açıldıktan sonra borç ödendiğinden, konusuz kalan davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten, öğretide ve uygulamada oluşan duruma göre, borcun ödenmesinden sonra borçlunun yargı yoluna gidebilmesi başka bir anlatımla, bu yönde menfi tesbit ve istirdat davası açabilmesi mümkündür. Nitekim, davacıyı bu tür yasal olanaktan mahrum bırakmak 506 Sayılı Yasa'nın 84. ve genel yasa durumunda bulunan İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine aykırı düştüğü gibi, Anayasa'nın kişilere hak arama özgürlüğünü veren 36. maddesine de aykırı düşer. Borcun tahsil edilmiş olması yargı yerine gidilmeksizin ve bu alanda kesinleşme olmaksızın her zaman için borcu olmadığının tesbiti ve yapılan yasa dışı ödemeleri geri alma hakkını ortadan kaldırmaz.
Somut olayda menfi tespit davası olarak açılan dava devam ederken borcun 18.3.2004 tarihinde ödenmesinden sonra davacı, 14.2.2005 tarihli dilekçesiyle davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep ettiğine göre, bu talep doğrultusunda davaya devam edilerek işin esasına girilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy