(506 S. K. m. 63, 86, Geç. m. 81)
Dava Davacı, yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık, tahsis talep tarihi olan 30.7.2003 itibariyle tahsise hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı 1.8.1977-14.10.1988 ve 15.4.1990 - 14.4.1991 tarihleri arasında 4484 gün (fiili hizmet zammı dahil) Emekli Sandığına; 1.4.1991 - 1.4.1996 tarihleri arasında 1800 gün avukat olarak topluluk sigortasına tabi olarak çalışmış ve bu dönemlere ait primleri ödenmiş olmasına rağmen 1.4.1996-30.7.2003 tarihleri arasında 2640 gün avukat olarak topluluk sigortasına tabi çalışmasına ilişkin primleri ödenmemiştir. Mahkemece davacının tahsis talep tarihinde topluluk sigortası prim borcu bulunduğundan davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten 506 sayılı Yasanın geçici 81/B-a maddesi gereği tahsis talep tarihinde 44 yaşında olan davacının 6284 primi ödenmiş gün sayısı ve 26 yıl, 2 ay, 9 gün sigortalılık süresi bulunduğuna göre 30.7.2003 tarihini izleyen aybaşı olan 1.8.2003 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının kabulü gerekir. Öte yandan davacı, avukatlık faaliyeti nedeniyle, 1.4.1996-30.7.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasanın 86. maddesine göre topluluk sigortasına tabi sigortalı olduğundan, 506 sayılı Yasanın 63. maddesi gereğince bu döneme ilişkin borçlu bulunduğu sosyal güvenlik destek primlerini davalı Kurumun ayrıca tahsil edebileceği ise tartışmasızdır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen esaslar dahilinde davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy