(1086 S. K. m. 43) (506 S. K. m. 79)
Dava: Davacılar, murislerinin davalılardan işverenlere ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N.M. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık, davacının davalı işverenlerin ayrı ayrı işyerlerinde dilekçede tarihlerini bildirdiği ayrı ayrı dönemlerde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 79/8. maddesidir.
Ne var ki birden fazla işveren hakkında tek bir dava açılabilmesi için işverenler arasında zorunlu veya ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının bulunması gerekir.
Zorunlu dava arkadaşlığı, maddi hukukun (M.K., B.K., T.T.K) bir hakkın birden fazla kişi tarafından dava edilmesini veya birden fazla kişiye karşı dava açılmasını öngördüğü durumdur. Somut olayda maddi yönden zorunlu dava arkadaşlığı (örneğin M.K.'nun md. 630 iştirak halinde mülkiyet, B.K. md. 520 adi ortaklık) bulunmadığı gibi şekli yönden dava arkadaşlığı da (M.K. md. 242. M.K. md. 639/3, İİK md. 282) söz konusu değildir.
Öte yandan zorunlu dava arkadaşlığı dışında kalan ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının mümkün olduğu haller H.U.M.K.'nun 43. maddesinde, a) Dava konusu hak veya borcun ortak olması (B.K. md. 142. müteselsil borçluluk), b) Borçluların ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile birden çok kişi yararına borç yüklenilmiş olması, c) Davanın aynı nedenden doğması (örneğin B.K. md. 50 birden fazla kişinin haksız fiil sorumluluğu) olarak sayılmıştır. Somut olayda davalı işverenler arasında anılan maddede öngörülen nitelikte ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır.
Bu durumda davalı işverenler arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından her davanın delillerinin farklı olması ve bu nedenle yargılamanın daha sağlıklı yapılabilmesi için davaların ayrı ayrı görülmesi gerekirken birlikte görülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy