(2004 S. K. m. 96, 97, 277, 281)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı karşı davalı (3.Kişi) vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.07.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı karşı davalı (3.kişi) vekili Avukat Ufuk Ekinci ile karşı taraf alacaklı ve borçlu adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Uyuşmazlık 3. kişinin İİK.96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının karşı dava olarak açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir. (İİK.-277)
Mahkemece; davalı 3. Kişi tarafından açılan istihkak davasının reddi kararı yerinde ise de tasarrufun iptali davasının kabulü isabetli olmamıştır.
İİK'nun 97/17. maddesinde; 3. Kişi alacaklıya karşı icra mahkemesinde açtığı hacizden doğan istihkak davasına karşı, haciz yaptıran davalı alacaklının karşılık olarak tasarrufun iptali davası açabileceği öngörülmüştür. Bu halde tasarrufun iptali davasının konusu; yalnızca 3. Kişinin davasına konu ettiği hacizli mala ilişkin olabilir. Bunun dışındaki başka mallarla ilgili olarak alacaklı yanca açılan karşılık iptal davası istihkak davası ile birlikte incelenemez.
Somut olayda davacı 3. Kişi; 21.11.2003 tarihinde haczedilen 180 tonluk hidrolik pres için istihkak davasını açmıştır. Oysa davalı alacaklı borçluya ait taşınmazın; davacı 3. Kişiye satışına ilişkin tasarrufun iptalini istemektedir.
Mahkemece; karşı davalı olarak açılan tasarrufun iptali davasının tefrik edilip ayrı bir esasa kaydedildikten sonra; İİK.'nun 281. maddesi gereğince tasarrufun iptali davası genel mahkeme görevine girdiğinden iptal davası hakkında dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- İstihkak davasının reddi üzerine; teminat karşılığı takibin durdurulması kararı verilmiş olduğundan davalı- karşı davacı alacaklı yararına tazminat takdiri yerindedir. Ancak bu tazminat matrahının takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o miktarın esas alınması gerekirken daha yüksek olan hacizli mal değerinin esas alınması da hatalı olmuştur.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozması gerekir.
O halde, davacı-karşı davalı 3. kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı-karşı davalı (3.Kişi) yararına takdir edilen 400.00 YTL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy