(818 S. K. m. 46, 47) (1086 S. K. m. 83, 438) (YHGK 26.04.1995 T. 1995/11-122 E. 1995/430 K.)
Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Osman Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine.
2- Dava, davacı işçinin iş kazası sonucu malul kalması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zarar ile işçinin yakınları olan diğer davacıların bu olay nedeniyle uğradıkları manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece kararda belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarar uğrayan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Ancak cismani zarar kavramına (BK. 46 ve 47. maddeleri) ruhsal bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal ve sinirsel bütünlüğünde korunduğu öğretide ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Öyleyse bir kişinin cismani zarara uğraması durumunda, onun (ana, baba, karı, koca, çocuk gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa onlarında manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan yansıma yoluyla değil, doğrudan zarara uğrama söz konusudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.4.1995 gün ve E: 1995/11-122, K: 1995/430, 23.9.1987 gün ve E: 1987/9-183 K: 1987/655 sayılı kararları da aynı esasa dayanmaktadır.
Somut olayda davacı Hikmet Aktaş iş kazası sonucu % 100 oranında malul kalan davacı İbrahim Aktaş'ın kardeşi olup davacı ile ayrı evlerde oturmaktadır.
Olayda davacı, kardeşinin geçirdiği iş kazası nedeniyle ruh sağlığının ağır şekilde bozulduğunu iddia ve ispat etmiş değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nedeniyle olayda uygun illiyet ve hukuka aykırılık bağı koşulları oluşmadığından davacı Hikmet Aktaş'ın manevi tazminat isteminin reddi gerekmektedir.
Diğer yandan HUMK'nun genel ilkeleri ve yerleşmiş Yargıtay uygulamaları gereğince ıslah dilekçesi ile müddeabihin ikinci defa artırılması mümkün değildir. Mahkemece aksinin kabulü ile 15.10.2004 tarihli ikinci ıslah dilekçesinde ıslah olunan miktar yönünden maddi tazminata karar verilmiş olması ve dava teselsül hükümlerine göre açıldığı halde teselsül hükümlerinin uygulanmaması, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği halde kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve davacı kardeş Hikmet Aktaşı'ın manevi tazminat isteminin reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1, 2, 3, 5, 6 ve 7 nolu bentlerinin tümden silinerek yerine;
1- Davacı İbrahim Aktaş'ın maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 132.612.050.486 TL (132.612.05 YTL) maddi, 15.000.000.000 TL (15.000 TL) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazla maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 9.456.72 YTL, manevi tazminat miktarı üzerinden 1.600 YTL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen bölüm üzerinden aynı tarife gereğince maddi tazminat için 631.85 YTL manevi tazminat için 1.100 YTL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
2- Davacı Hikmet Aktaş'ın manevi tazminat talebinin tümden reddine, reddedilen miktar üzerinden aynı tarife gereğince 350 YTL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 11.20 YTL red harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
3- Diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüyle, davacı Meryem Aktaş için 5.000.000.000 TL (5.000 YTL) davacı Haluk Aktaş için 2.500.000.000 TL (2.500 YTL) davacı Halil Aktaş için 1.000.000.000 TL (1.000 YTL) davacı Gülhanım Aktaş için 1.000.000.000 TL (1000 YTL) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine davacıların fazla talebinin reddine, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı Meryem Aktaş için 600 YTL davacı Haluk Aktaş için 350 YTL davacı Halil Aktaş için 350 YTL, davacı Gülhanım Aktaş için 350 YTL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, reddedilen miktar üzerinden aynı tarife gereğince 600 YTL avukatlık ücretinin davacı Meryem Aktaş'tan, 350 YTL avukatlık ücretinin davacı Haluk Aktaş'tan, 350 YTL avukatlık ücretinin davacı Halil Aktaş'tan 350 YTL avukatlık ücretinin davacı Gülhanım Aktaş'tan alınarak davalılara verilmesine
5- Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 8.484.05 YTL harçtan peşin alınan 621 YTL harcın mahsubu ile bakiye 7.863.05 YTL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
6- Davacılar tarafından yatırılan 621. YTL peşin harç ile kabul ve red oranı gözetilerek takdiren 350 YTL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş ve değiştirilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy