(506 S. K. m. 11)
Dava: Davacı murisinin 13.11.2003 tarihinde geçirdiği trafik kazasının iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava sigortalı muris Hilmi Erdoğan'ın ölümü ile sonuçlanan kazanın trafik iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkemece, iş akdi olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 11. maddesinin A) a-b bentlerinde iş kazasını işyerinin işyerinde bulunduğu sırada veya işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla ... meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olayı iş kazası olarak tarif etmiştir. Somut olayda tır sahibi davalı nakliyeci olup, olayın öncesinde İstanbul'a yük götüreceği bilindiğinden 4 aydır işsiz olan muris Hilmi araba bakmaya giden Sabri Canbaz'la beraber İstanbul'a gidiş otobüs ücreti vermemek için davalı tırına binip İstanbul'a giderler. İşleri biten taraflar tekrar aynı tıra binerler tekerlek kontrolü için aşağıya inen davalı birlikte sahur yemeği yemek isteyince muris davalıya ben size sahur yemeğini evinizde yediririm diye direksiyona geçer. Davalı da eskiden beri arkadaşı E sınıfı sürücü belgesi sahibi olduğunu bildiği murise ses çıkarmadan aracına binip yola devam eden taraflar arasında zımni iş akdi meydana gelmiştir ve devam sırasında kısa bir süre yol aldıktan sonra iyi yüklenmeyen suntalar virajı alırken dengeyi kaybettirip kaza meydana gelmiştir. Bu durumda 506 sayılı yasa'nın 11. maddesi uyarınca ölümle sonuçlanan iş kazasının meydana geldiği açık seçiktir. Olayın iş kazası olarak kabulü gerekirken aksi düşüncelerle reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy