(2004 S. K. m. 96, 97/a)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3.kişi) ve davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve davacı (3.kişi) tarafından da duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Uyuşmazlık 3. kişinin İ.İ.K.'nun 96. ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Davacı ile borçlu karı-koca olup, haciz 11.06.2003 tarihinde birlikte oturulan evde davacı huzurunda yapılmıştır. İ.İ.K.'nun 97/a Maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Ancak bu yasal karinenin aksinin güçlü delillerle kanıtlanması olanaklıdır.
Geliri olduğu anlaşılan davacı bir kısım eşyalar yönünden faturalar ibraz etmiş, fatura içerikleri teyit edilmiştir. Ne var ki, ibraz edilen faturaların hangi hacizli ev eşyalarına ilişkin olduğu, kesin olarak saptanmamıştır.
Yapılacak iş; konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile hacizli ev eşyaları üzerinde keşif yapılarak, ibraz edilen faturaların hangi ev eşyalarına ait olduğu yönünde rapor almak ve tüm delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece de maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan bir kısım ev eşyaları için örf ve adet gereği kadına mahsus eşya olduğu noktasında yapılan hatalı bir saptama ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre ise, davanın kısmen kabulü halinde mahkemece; teminat karşılığı takibin durdurulmasına karar verildiğine göre İ.İ.K.'nun 97/13. maddesi gereğince red edilen hacizli ev eşyalarının değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken, tamamı üzerinden hükmedilmiş olması hatalıdır.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 27.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy