(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, Kurum tarafından re'sen olarak tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, davacı işverenin işyerinde çalıştığı işçinin sigortalı çalışma süresini ayda 30 günün altında bildirimi sebebiyle tahakkuk ettirilen ek iptali ile prim borcu ile gecikme zammı işlemini iptali ile idari para cezasının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece idari para cezasına ait davada görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğundan bahisle reddine, sair istemine ait davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece idari para cezasına ait olarak tesise edilen hüküm yerindedir. Ancak prim borcu ile gecikme zammının kabulüne ait hüküm yerinde değildir. Şöyle ki;
Davanın kanuni dayanağını oluşturan 01.01.2000 yürürlük günlü 4447 s. Kanun'un 11. maddesi ile değişik 506 S. Yasa'nın 79/2. maddesi gereğince, 30 günden az çalışmaları açıklayan bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenmesi şarttır. 30 günden az çalışma hallerinin ise neler olabileceği, Sosyal Sigortalar Kurumu Sosyal İşlemler Yönetmeliği'nin 20. maddesinde belirtilmiştir.
Dosya içinde bilgi ve belgelerden, davacı işyerinde SSK Sosyal İşlemler Yönetmeliği'nin 20. maddesinde belirtilen hallerin var olduğuna ve bu hallerin davalı kuruma bildirildiğine ait kayıt bulunmadığı açıktır. Her ne kadar dava konumuna konu sigortalı, 30 günden az çalışmanın bulunduğuna dair müfettiş tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 1 tarih sonra, davalı kurum müfettişine verdiği beyanda, haftada 3-4 tarih temizlik işleri ile iştigal ettiğini belirtmişse de; sigortalı beyanda bulunduğu tarihte halen davacı işyerinde çalışmakta olup, muhtemelen davacı baskısı altında belirtildiği biçimde beyanda bulunmuştur. Bir an için sigortalının baskı altında kalmaksızın serbest iradesi ile beyanda bulunduğu var sayılsa dahi, davacı 506 S. Yasa'nın 79/2. maddesi ile ilgili yönetmeliğinin 20. maddesinde belirtilen hallerin var olduğuna dair belgeleri prim bildirgeleri ile birlikte sunmamış olup, bu durumda sigortalının beyanının bir önemi kalmamıştır.
4447 S. Kanun'un 11. maddeleri ile değişik 506 s. Yasa'nın 79/2. maddesinin yürürlüğe girdiği gün olan 01.01.2000 günlü öncesine ait istek dönemine gelince; 01.01.2000 tarihi öncenin de 30 günden az bildirim durumunda Kuruma kayıt ibrazı gerektiğine ait bir mevzuat yok ise de sigortalının sürekli çalıştığının sabit olması halinde tam bildirim gereklidir.
Somut olayda ise davacı, işbu dava açılmazdan işyerinin sürekli faal olmayıp, ayda 15 tarih faal olduğunu ileri sürmüş ise de yargılama esnasında dinlenen tanık beyanlarından işyerinin 2 sınıflı, 18 öğrenci kapasiteli, içinde kantin bulunan sürekli faal olan bilgisayar kursu işyeri olduğu, müdür ve öğretmen olarak çalışan 2 kişinin çalışmasının tam tarih bildirildiği, anlaşılmaktadır. Bununla beraber tanıklar temizlikçi olarak çalışan sigortalının haftada 3-4 tarih çalıştığını beyan etmekte iseler de, sürekli faal olan ve kantini mevcut olan bir işyerinde, temizlik işçisinin sürekli çalışmaması haftanın 3-4 günü çalışması, hayatın olağan akışına aykırıdır.
Yukarıda belirtildiği üzere, somut olayda davacının 506 S. Yasa'nın 79/2. Maddesinde belirtilen belgeler ile SSK. Sosyal İşlemler Yönetmeliğinin 20. maddesinde belirtilen hallerin var olduğuna ait kayıtların sunulmadığı gibi, prim borcuna konu sigortalının sürekli çalışmasının sabit olduğu anlaşılmakla prim borcu ile gecikme zammının iptal edilmesine ait davanın reddine karar vermek gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 14.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy