(506 S. K. m. 80) (277 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, idarenin kamuya tahsisli hesaplarına konulan haczin kaldırılmasına ve davanın devamı sırasında bankadaki paraların davalı kurum tarafından alınması halinde davaya istirdat davası olarak devamına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Osman B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine.
2- Davada, çözümlenmesi gereken hukuksal sorun Kurumun prim alacağından dolayı Belediyece Kumaya tahsis kararı alınan belediyenin bankadaki mevduatının haczedilip haczedilmeyeceği ve tamamının haciz edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
3- 3917 S. Kanunla değişik 506 S. Yasanın 80. maddesi uyarınca prim alacaklarının tahsilinde 6183 S. amme alacaklarının tahsili usulü hakkındaki Yasa hükümleri uygulanmaktadır. Kurumun icra takibini anılan kanun hükümleri çevresinde yürüttüğü görülmektedir. 277 S. kanunun 1. maddesi, 3986 S. kanun 18. maddesi ile değiştirilerek 5237 S. Belediye gelirleri Yasası ile sair Kanunlarla belediyeye verilen payların belediye vergi ve resimleri hükmünde olduğu kabul edilerek artık 6183 S. kanun ile yapılan takiplerde haczedilebileceği hükme bağlanmıştır.
Prim alacağının takibinde 6183 S. kanun hükümleri uygulanacağına göre Kurumun yaptığı icra takibinde Belediye gelirleri Yasası ile sair Kanunlarla belediyeye verilen payın haczedilebileceği açıktır.
Bu itibarla mahkeme bilirkişi raporuna istinaden Belediyenin Ziraat Bankasındaki hesabında bulunan 28.606.675.627.-TL.'nin SSK hesabına aktarıldığı bu miktarı %50 oranı olan 14.303.337.500.-TL'nin haczinin mümkün olduğu ve davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklindeki hüküm usul ve kanuna aykırı olmuştur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle anılan payların tamamının haczedilebileceği gerçeği karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usule ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy