(2926 S. K. m. 5) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Davacı 28.9.1987 tarihinden itibaren esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı, davalı ve dahili davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, 28.9.1987 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan incelemede, davacının 28.9.1987 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun gereği sigortalılığın tescil edildiği 2000 yılından geriye yönelik tüm primlerin ödendiği açıktır. Her ne kadar davacının 1994 ile 1996 yılları arasında 2925 sayılı Yasa gereği sigortalılığı görülüyor ise de, 2925 sayılı kanun gereği sigortalılık isteğe bağlı bir sigortalılık olup, zorunlu sigortalılık ile çakıştığında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına üstünlük tanımak gerekir. Yine 1987 ile 2000 yılları arası ihtilaflı dönemde davacının kimi çalışmaları mahkemece isteğe bağlı sigortalı sayılmış ise de; Yargıtay içtihatları gereği, davacıdan davalı kurumca 2000 yılında geriye doğru 1479 sayılı kanun gereği tüm primler tahsil edilip, uzun süre kullanılmakla T.M.K.'nun 2. maddesi gereği davacı zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılmaktadır.
Diğer yandan bu dönem içinde bir kısım sürelerde zirai kazançtan vergi kaydının bulunması 2926 sayılı yasa'nın 5. maddesi gereğince önceden tescili bulunmadığından davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi de mümkün değildir. 22.2.2000 tarihinden sonra ise davacının zirai işlerde kullanılmak üzere aldığı kamyon nedeniyle zirai kazanç nedeniyle vergi mükellefi olduğu yine şoför olarak oda ve sicil memurluğu kaydının bulunduğu açıktır. Her ne kadar araç zirai işlerde kullanılmakta ise de, fiilen yapılan iş taşımacılık olduğundan yapılan işi tarım işi olarak kabul etmek mümkün olmadığı gibi 2926 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince geriye doğru olarak bu sürenin tarım sigortalılık süresi olarak kabulü de mümkün değildir. Bu nedenle 22.2.2000 tarihinden itibaren davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunu kabul etmek gerekir.
Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı istemin aynen kabulü gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy