(506 S. K. m. 2, 6, 79) (YHGK. 16.06.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK. 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (YHGK. 15.10.2003 T. 2003/21-634 E. 2003/572 K.)
Dava: Davacı, 12.2.2004 tarih ve 12530 sayılı yazı ile yapılan işyeri tescilinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, altı adet yazlık evden oluşan sitenin işyeri niteliği taşımaması sebebiyle davalı Kurumca yapılan işyeri tescil işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Kurumca yapılan işyeri tescil işleminin iptaline karar verilmiştir.
Yapılan incelemede, H.İbrahim Yahşi isimli kişinin 24.10.2003 tarihli şikayet dilekçesi üzerine davalı Kurum'un yoklama memurunun davacıya ait apartmanda yapılan durum tesbitinde H.İbrahim Yahşi'nin 12.1.2003 tarihinden itibaren asgari ücretle hizmet aktine dayalı olarak çalıştığının tesbit edilerek bu apartmanın 530 nolu işkoluna tabi işyeri olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın bu yönü itibariyle dava dışı H.İbrahim Yahşi'nin de hak alanını ilgilendirdiği tartışmasızdır. Asıl hasım işçi olduğundan SSK. Başkanlığı ile beraber işçinin de hasım gösterilerek dava açılması zorunludur. Dava her ikisine de yöneltilmelidir. Çünkü doğru hasım ve taraf teşkili dava şartlarından olup resen nazara alınmalıdır. Mahkemece işçi H.İbrahim Yahşi'nin de davaya katılımının sağlanarak delillerinin sorulması ve oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken bu usuli zorunluluk gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Diğer yandan, 506 sayılı Yasa'nın 2. ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği gibi sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tesbiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlarsa da bu tür kanıtların bulunmaması, salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz.
Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kurum'a bildirilen dönem bordroları tanıkları bunlar yoksa iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kurum'a bildirilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.6.1999 gün ve 1999/21-510-527 E. K. 30.6.1999 gün ve 1999/21-549-555 E. K., 5.2.2003 gün ve 2004/21-35-64 E. K., 15.10.2003 gün ve 2003/21-634-572 E. K., sayılı kararları da aynı yöndedir. Somut olayda mahkemece dinlenen tanıkların kayıtlı komşu işyeri çalışanları veya işverenleri olmadığı anlaşılmakta olup davanın niteliği gereği, mahkemece resen araştırma sonucu tesbit edilecek kayıtlı komşu işyeri sahipleri ya da çalışanlarının beyanlarına başvurmak gerekir. Mahkemece sigortalı H.İbrahim Yahşi'nin 2001 - 13.3.2003 tarihleri arasında başka bir işyerinde 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışmasının bulunduğu, 2.3.2004 tarihinden itibaren bu sigortalı adına vergi kaydı bulunduğu da gözetilerek ayrıca altı yazlık daireden oluştuğu iddia edilen dava konusu işyerinde dava konusu dönemde sitede sakinlerinin mevsimlik mi, süreklimi oturdukları, yapılabilecek işlerin neler olabileceği ve günde ne kadar çalışmayı gerektirebileceği hep birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy