(1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı 5.5.2003 tarihinde kesilen maaşının yeniden bağlanmasına kesilen maaşlarının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava davalı Kurum'un davacıya bağlanan ölüm aylığının iptaline ilişkin işleminin iptali, aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tesbiti ile birikmiş aylıkların yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında davalı Kurum'ca ölüm aylığının yeniden bağlanması ve birikmiş aylıkların ödenmesi sebebiyle birikmiş aylıklara ilişkin davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, toptan ödenen aylıkların hak ediş tarihi ile ödeme tarihi arasında tahakkuk eden yasal faizinin davalı Kurum'dan tahsiline karar verildi.
Mahkeme kararlarında hüküm fıkrasının çok açık olması, taraflara yükletilen ve bahşedilen vazife ve haklar hiçbir şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde infazı kabil olacak şekilde yazılması gerektiğinden konusu para ile ölçülebilen mal varlığına ilişkin davalarda mahkemece hüküm altına alınan alacağın değerinin gösterilmesi gerekmektedir. Asıl alacak yargılama sırasında ödenmekle konusu kalmadığından mahkemece davacıya istem konusu faiz tutarının açıklattırılıp peşin nisbi harcı ikmal ettirildikten sonra yargılamaya devam edilerek hakedilen faiz alacağının tutarı bilirkişi marifetiyle tesbit ettirilerek çıkacak sonuca göre hüküm kurmak gerekir. Öte yandan davacı dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihini belirtmediğinden dava tarihinden itibaren faiz talep ettiğinin de kabulü gerekir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın ve HUMK'nun 74. maddesine aykırı olarak talebi de aşar biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy