(506 S. K. m. 79) (1086 S. K. m. 438) (YGHK. 26.02.2003 T. 2003/21-43 E. 2003/97 K.) (YGHK. 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.)
Dava: Davacı davalılardan işverenlere ait işyerinde 4.2.1991 Mayıs 2002 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı, olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava 4.2.1991 tarihinden itibaren Mayıs 2002 tarihine kadar davalılara ait işyerinde çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece birden çok işe gidiş bildirgesi bulunmasının kesintili çalışmaya karine teşkil edip bunun aksinin davacı tarafından yazılı belge ile kanıtlanmadığından ayrıca hak düşürücü süre geçmiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede, davacı adına 4.2.1991 ile 14.8.1998 tarihleri arasında birden çok işe giriş bildirgesi verilip, 4.12.1991 ile 10.4.2002 tarihleri arasında birden çok prim çıkışlı olarak çalışmanın bildirildiği görülmektedir.
Dava nitelikçe kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen yapılacak araştırma sonucu davalı işyerleri arasında bir bağlantı olup olmadığını işyeri ortakları işyeri adresleri yine işyerleri arasında bir devir olup olmadığını SSK ve Ticaret Sicil Memurluğundan araştırmak suretiyle saptamak sonucunda davalılar arasında irtibat olmadığının anlaşılması halinde her bir davalı açısından açılan davaları ayırmak gerekir.
Davalı işyerleri arasında bağlantı bulunduğunun anlaşılması halinde davacının giriş bildirgelerindeki imzalara itiraz ettiği görülmekle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2003/21-43 E. 2003/97 K. Sayılı kararı gereğince giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığını bilirkişi vasıtasıyla saptamak, akabinde imzaların davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde davanın açıldığı tarih olan 6.3. 2003 tarihinden evvel 506 sayılı kanunun 79. maddesi gereği 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği 1.1.1998 tarihi öncesine ilişkin sürede bildirilen çıkış tarihi ile giriş tarihleri arasına ilişkin istem yönünden davayı reddetmek gerekir. 1.1.1998 tarihi öncesinde bildirilen giriş-çıkış tarihleri ile 1.1.1998 tarihi sonrasına ilişkin süre yönünden ise işyeri bordrolarında kayıtlı ya da komşu işyeri kayıtlı çalışanlarının beyanlarına başvurmak suretiyle sonuca ulaşmak gerekir.
Giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde ise, hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsedilemez. Bu durumda, 4.2.1991 tarihinden Mayıs 2002 tarihine kadar olan süreye ilişkin işyeri bordrolarında kayıtlı ya da komşu işyeri kayıtlarına geçmiş çalışan beyanlarına başvurmak suretiyle sonuca ulaşmak gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 5.2.2003 tarih 2003/21-35-64) sayılı kararı da bu yöndedir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy