(1479 S. K. ek m. 11)
Davacı, 7.743.439.000.- TL. tedavi giderinin iadesi işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının SSK'dan emekli aylığı alması nedeniyle, eşinden dolayı davalı kurumun sağlık yardımlarından yararlanamayacağından bahisle, yapılan sağlık harcamalarının iadesi işleminin iptali ile davalı Kurum'a 7.773.439.000.-TL. borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 5.11.1985 yürürlük tarihli 3235 sayılı Kanun 'un 1.madde ile değişik 1479 sayılı Kanunun ek 11.maddesi uyarınca, "diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre sağlık yardımlarından faydalananlar Bağ-Kur sağlık yardımından yararlanamaz" hükmü getirilmiş, ardından 4.10.2000 yürürlük tarihli 619 sayılı kanunun 28.maddesi ile bu hüküm yürürlükten kaldırılmıştır. Halen mevzuatımızda somut olaya ilişkin olarak sınırlama getiren bir hüküm mevcut değildir.
Yukarıda görüldüğü, üzere 5.11.1985 İle 4.10.2000 tarihleri arasında başka sosyal güvenlik kuruluşlarının sağlık yardımlarından yararlanan kişiler, Bağ-Kur'un sağlık yardımlarından yararlanamayacaktır. Bu nedenle davacıya, SSK'ca aylık bağlanma tarihi olan 1.9.1994 İle 3235 sayılı kanunun 1. maddesi ile değişik 1479 sayılı Kanun'un ek 11.maddesinin yürürlükten kalktığı tarih olan 4.10.2000 tarihi arasında, davacının, davalı kurumun sağlık yardımından yararlanması mümkün değildir.
Yapılacak iş 1.9.1994 ile 4.10.2000 tarihleri arasında davalı kurumca yapılan sağlık masrafları tutarı hiç kuşkuya yer bırakılmaksızın belirlenmek suretiyle, bu kısım yönünden davanın reddine karar vermek gerekir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy