(506 S. K. m. 59, 60, 61)
Dava: Davacı, 15.4.2002-1.3.2004 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D. Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, 15.04.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkindir. Kocaeli 2. İş Mahkemesi 2002/201 E. 2003/389 K. sayılı kesinleşmiş olan kararın prim borcu olduğundan bahisle uygulanmayarak, yaşlılık aylığının 01.03.2004 tarihinden itibaren bağlanmasına dair Kurum işleminin iptali ile 15.04.2002 ile 01.03.2004 tarihleri arası aylıkları almaya hak kazandığının tesbitine bu aylıkların kurumun kendi alacaklarına uyguladığı faiz oranı uygulanmak suretiyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece 15.04.2002 tarihi itibariyle tahsis talebi bulunmadığı ve bu tarih itibariyle prim borcu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından yapılan incelemede, kesinleşmiş Kocaeli 2. İş Mahkemesi 2002/201 E. sayılı dava sonucunda 03.10.1990 ile 15.04.2002 tarihleri arası 2926 Sayılı Kanuna tabi sigortalılığın iptali ile bu sürede zorunlu Bağ-Kur sigortalılığın kabulüne, zorunlu Bağ-kur sigortalılığından yaşlılık aylığı alma hakkının bulunduğunun tespitine karar verildiği görülmektedir. Davacıya ait şahsi sicil dosyasında tahsis talep dilekçesi bulunmamakta ise de; yaşlılık aylığı bağlanması istemini içeren 25.04.2002 tarihli dava dilekçesini aynı zamanda tahsis talebi olarak nitelendirmek gerekir.
Öte yandan kesinleşen hükümde her ne kadar açıkça yaşlılık aylığının başlangıç tarihinin belirtilmediği görülmekte ise de, karar gerekçesinden aylığın başlangıç tarihinin dava tarihi 25.04.2002 olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca kesinleşmiş dava dosyası içerisinde bulunan 20.05.2003 tarihli prim ekstresinde, 15.04.2002 tarihi itibariyle 14 yıl 7 ay 30 gün sigortalılık süresi ile ilgili olarak prim borcu bulunmadığı görülmektedir. Bunun yanı sıra yargılama esnasında davalı kurumun prim borcu bulunduğu yönünde hiç bir itirazı da olmamıştır.
Yukarda belirtilen maddi ve hukuksal olgulara göre kesinleşmiş mahkeme hükmü bulunmasına göre davanın kabulü ile 15.04.2002 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2002 ile 01.03.2004 tarihleri arası birikmiş aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 26.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy