(506 S. K. m. 23, 65, 92)
Dava: Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M.A.Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın tazmini isteğine ilişkindir.
Bu tür uyuşmazlıklarda, öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı ve zararlandırıcı sigorta olayından dolayı hak sahiplerine gelir bağlanıp bağlanmayacağının araştırılması, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay'ın otunnuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Bu bakımdan, davanın niteliği göz önünde tutularak öncelikle hak sahiplerine Sosyal Sigortalar kurumu tarafından iş kazası nedeniyle 506 sayılı Yasa'nın 23. maddesi delaletiyle 92. maddesine göre aylık bağlanıp bağlanmadığının araştırılması, gelir bağlanmış ise, bildirilen miktarın tazminattan düşülmesi, gelir bağlanmamış ise bu yön hak sahiplerinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak sahiplerine gelir bağlanması için sosyal Sigortalar Kurumu ve hak alanını etkileyeceği için işveren aleyhine dava açması için önel verilmesinde yasal zorunluluk olduğu açıktır.
Somut olayda, mahkemece açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın anılan Kurum tarafından hak sahiplerine 506 sayılı Yasa'nın 65. maddesine göre ölüm sigorta kolundan aylık bağlandığı tahsis dosyasından anlaşıldığı halde Sosyal Sigortalar Kurumunun taraf olmadığı tazminat istemli bu davada olayın iş kazası olduğunun tespitine ve davalı işverenin kusursuz olduğundan bahisle istemin reddine karar verilmiştir.
Yapılacak iş; hak sahibi davacılara iş kazasını Sosyal Sigortalar Kurumuna ihbarda bulunmak giderek Sosyal Sigortalar kurumu ve hak alanını ilgilendirdiği için işvereni hasım göstermek suretiyle iş kazası tespiti davası açması için önel vermek, iş kazası tespiti davasını tazminat davası için bekletici sorun yapmak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek çıkacak sonuca göre karar vermektir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığını 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy