(506 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 43, 46)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T.Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının tazminatının hesaplanmasında; gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Somut olayda davacının, işveren tarafından ibraz edilen ve davacının imzasının bulunduğu ücret bordrolarında asgari ücretle çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu yazılı belgelerin aksinin eşdeğer belgelerle ispatlanması gerekmektedir. Kaldı ki davacının işverenin ibraz ettiği belgelerdeki ücrete bir itirazı da olmamıştır.
Öte yandan dosya da bulunan belgelerden davacının "kalıpçı" olarak çalıştığı sabittir. Mahkemece; davacının asgari ücretle çalıştığı kabul edilerek; hesap bilirkişisinden, bu yönde rapor alınması gerekirken; davacının vasıflı bir işçi olduğu yolunda saptama yapılmadığı, işverenin bildirdiği asgari ücrete itiraz edilmediği ve aksi ispat edilmediği dikkate alınmadan; resen ücret araştırılmasına gidilerek meslek kuruluşlarının bildirdiği ücretin esas alınarak hesap raporu alınması isabetsizdir. Gerçekten; asgari ücret uygulaması kamu düzeni ile ilgilidir. Mahkeme asgari ücret altında bildirilen ücret için re'sen ücret araştırması yapmakla yükümlüdür. Ne var ki, dava konusu olayda, açıklanan şekilde bir durumdan söz etmek mümkün değildir.
Yapılacak iş, rapor tarihine en yakın süredeki asgari ücret artışları da dikkate alınarak; geri verilene göre hesap raporu alarak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy