(1086 S. K. m. 25, 27)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Ümit Bisiklet Ltd. Şti. ve Yavuz Özgül vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre temyiz eden davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava nitelikçe zararlandırıcı sigorta olayı sonucu meslekte kazanma gücünü kaybeden sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştikten sonra mahkemeler arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı olduğundan HUMK. 25. maddesi uyarınca yargı yeri belirtilmesi için dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Oysa, HUMK.'nun 27. maddesine göre, kararda yetkili mahkemenin de belirtilmesi istek halinde dilekçe ve dava dosyasının da yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi zorunludur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hüküm fıkrasında yetkili mahkemeye gönderme kararı verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, olumsuz yetki uyuşmazlığından söz edilebilmesi için iki mahkemenin aynı dava hakkında ayrı ayrı yetkisizlik kararı vermiş ve bu yetkisizlik kararlarının ikisinin de temyiz edilmeksizin kesinleşmiş bulunması gerekir. Ayrıca, yetkisizlik kararı temyiz incelemesi sonucu kesinleşmiş ise, bu yetkisizlik kararı, dosya kendisine gönderilen mahkemeyi de bağlar (HUMK.'nun md. 25/3). Bu durumda, mahkemece, yargı yeri belirtilmesi için dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasında yer alan karar kesinleştikten sonra mahkemeler arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı olduğundan HUMK. 25. maddesi uyarınca yargı yeri belirtilmesi için dosyanın 20. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine rakam ve sözcüklerinin silinmesine, yerine, Dava dosyasının istek halinde görevli ve yetkili Çatalca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'ne gönderilmesine rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy