(506 S. K. m. 79) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 18.12.1975-15.11.1979 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili ve davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalıya ait işyerinde 18.12.1975-15.11.1979 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı bir şekilde sürekli çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79/10 maddesi gereği bu tür davaların 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir. Davacının tespitini istediği çalışmaların 18.12.1975-15.11.1979 tarihleri arasında geçtiği, bu dönemde 1.6.1978-7.7.1978 tarihleri arasında 36 gün çalışmasına ara vererek hizmetini kesintiye uğrattığı, mahkemeye ise 18.12.2003 tarihinde başvurduğu, 18.12.1975-7.7.1978 dönemine ilişkin hizmetin geçtiği yılın sonu olan 7.7.1978 tarihinden dava tarihine kadar hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemenin 18.12.1975-7.7.1978 dönemine ilişkin hak düşürücü süreden red kararı doğrudur. Ancak davacının aynı işyerinde bu tarihten sonra çalışmasını sürdürdüğü ve anılan çalışmalarına ilişkin ilk işe giriş bildirgesinin 15.11.1979 tarihinde kuruma verildiği, 1.2.1983 tarihinde davacının belediyeden ayrılan elektrik işleri Türkiye Elektrik Kurumu'na devredilince oraya geçtiği ve böylece aynı işyerinde çalışmasına dava tarihine kadar devam ettiği anlaşıldığından 7.7.1978-15.11.1979 tarihleri arasındaki çalışmalarının hak düşürücü süreye uğramadığı hukuksal gerçeği de ortada olmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, hükmün 1.bendi silinerek yerine Davacının 18.12.1975-7.7.1978 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 8.7.1978-15.11.1979 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının kabulüne rakam ve sözcüklerinin yazılmasına; 3. bendine Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına kabul edilen kısım üzerinden 350-.YTL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, rakam ve sözcüklerinin eklenmesine, kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy