(1479 S. K. Ek m. 11, 13)
Davacı, prim ve gecikme zammı bulunmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının eşi, Bağ-Kur emeklisi davacıdan dolayı sahip olduğu sağlık karnesini kullanmış, ancak Kurum daha sonra davacı eşini resen tescil ederek; sağlık karnesinden yaptığı harcamaların iadesini istemiş, davacı bir borcu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece istem reddedilmiştir.
1479 Sayılı Yasanın Ek Madde 13 .maddesi gereğince Ayakta yapılan tedavilerde poliklinik muayene ücretinin ve verilen ilaç bedellerinin %20'si sigortalı ve hak sahipleri, %10'u aylık alanlar ve hak sahipleri tarafından karşılanır. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu verilecek olanlar hariç, protez, araç ve gereç bedellerinin %20'si sigortalı ve hak sahipleri, %10'u ise aylık alanlar ve hak sahipleri (3.11.1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına girenler hariç) tarafından karşılanır.
1479 sayılı Yasanın ek 11. madde gereğince Bağ-kur'dan yaşlılık aylığı almakta olan davacı, eşi için sağlık karnesi almış ve eşi sağlık yardımından faydalanmıştır. Ancak daha sonra Kurum, davacı eşini Limited şirket ortaklığı nedeniyle resen tescil etmiş ve eşinden dolayı aldığı sağlık karnesinden yaptığı harcamaların iadesini davacıdan istemiştir. Bu halde davacı eşi aktif sigortalı iken 1479 Sayılı Yasanın ek madde 13. maddesi gereğince bizzat alacağı sağlık karnesi ile ayakta yapılan tedavilerde poliklinik muayene ücretinin ve verilen ilaç bedellerinin %20'sini ödemesi gerekirken, Bağ-kur'dan emekli eşinden dolayı aldığı sağlık karnesini kullanarak anılan giderlerin % 10'unu ödemiştir. Davacı eşi, Bağ-kur'dan emekli davacıdan dolayı aldığı sağlık karnesini kullandığında yine aynı sosyal güvenlik kuruluşu olan Bağ-kur'a tabi sigortalı olduğundan mahkemece borçlu olunmadığının tespiti istenen tedavi giderinin % 10'u yönünden davanın kabulü, % 10'u yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy