(2926 S. K. m. 5, 6, 7, 10)
Dava: Davacı 1.11.1986 tarihinden itibaren SSK'ya tabi sigortalılık süresi ile çalışmayan sürelerde tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Davacı, 1.11.1986 tarihinden itibaren çakışan SSK'e çalışmaları dışındaki sürelerde tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı kanunun 5. maddesinde sigortalılığın zorunlu olduğu 6. maddesinde sigortalılığın diğer sosyal güvenlik kurumlarında çalışmaya başlamakla sona ereceği 7. maddesinde bu kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalı sayılacakları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum'a başvurarak kayıt ve tescilini yaptırmak zorunda oldukları hükme bağlanmış. 10. maddesinde tescilde sigortalılığa esas alınacak kayıtlar belirlenmiştir. Açıklanan yasal kurallar ile Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşik görüş ve uygulamalarına göre; tarım Bağ-Kur sigortalısı iken diğer bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak geçen çalışma sona erdiğinde, tarım Bağ-Kur sigortalı olarak kayıt ve tescil yapılmamış olan durumda sigortalılığın devam ettiğinin kabul edilebilmesi için bu hususun 10.maddede öngörülen kayıt ve belgelerle kanıtlanması başka bir deyişle bu durumlarda ve sigortalılığın 10. madde de belirtilen Kurum ve kuruluşların kayıtlarına dayanması gerekir.
Somut olayda; davacının sigortalılığı 1.11.1986 tarihinden başlatılmak suretiyle tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak resen kayıt ve tescili yapılıp 19.12. 1986 tarihli bir yazıyla davacıya bildirildiği davacının Kurum'a 3.3.1987 tarihinde bir dilekçeyle başvurarak SSK sigortalısı olduğundan bahisle kaydının iptal edilmesini talep ettiği ancak çalışmalarının kurumuna bordro edilmediği gerekçesiyle isteminin kabul edilmediği davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığı devam etmekte iken 1.11.1991-29.12.1992 tarihleri arası SSK'ya tabi olarak çalıştığı, 1.1.2003 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olduğu, Divriği Ziraat odasında 4.5.2004 tarihinde başlayan kaydı esas alınarak 1.6.2004 tarihi itibariyle tekrar tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı görülmektedir. Bu maddi ve hukuksal olgulara göre davacının 1.1.1986-1.11.1991 tarihleri arası sürede tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu tartışmasızdır. Uyuşmazlık davacının 1.11.1991-29.2.1992 tarihleri arası SSK'lı çalışmasının sona ermesinden SSK isteğe bağlı sigortalılığın başladığı 1.1.2003 tarihine kadar geçen sürede tarım Bağ-Kur sigortalısı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu dönemde davacının 2926 sayılı kanunun 10. maddesinde belirtilen yerlerde kaydının bulunmadığı gibi prim ödemesi de olmadığından tanık beyanları soyut düzeyde kalmaktan ve giderek araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş uyuşmazlık konusu dönemde tapulu ve tapusuz tarım arazisi bulunup bulunmadığını tekrar araştırmak kendisine ait arazisi yoksa kime ait arazileri ne sebeple kullandığını tesbit etmek, uyuşmazlık konusu dönemdeki köy muhtarı ve ihtiyar heyeti azalarının bilgisine başvurmak bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda belirtilen doğrultuda araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy