(506 S. K. Geç. m. 80)
Dava: Davacı 4056 sayılı yasa uyarınca 24.11.1987-30.12.1994 tarihleri arasındaki döneme ilişkin borçlanma isteminin başvuru tarihi olan 11.12.1995 tarihindeki prime esas alt kazanç üzerinden hesaplanarak ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 30.06.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davanın yasal dayanağını oluşturan 4056 sayılı yasa ile 506 sayılı yasaya eklenen geçici 80. maddede borçlanma bedelinin borç ödeme tarihindeki prime esas kazanç üzerinden belirleneceği öngörülmüş ve kurum belgelerdeki bilgilerin doğruluğu konusunda inceleme yapmaya ve yaptırmaya yetkili kılınmıştır.
Somut olayda; davacı Müzik-Sen Sendikası tarafından düzenlenmiş Kültür Bakanlığınca onaylı borçlanma belgesi ile 11.12.1995 tarihinde sanatçı borçlanması talebinde bulunmuş davalı kurum sunulan belgelerdeki bilgilerin doğruluğunun saptanması bakımından müfettişe inceleme yaptırmış, müfettişin düzenlediği 12.8.1996 tarih ve 2541 sayılı rapora değinerek talebi reddetmiştir. Davacı dava açmak yerine ikinci defa 6.6.2003 tarihinden kuruma başvurarak yeniden borçlanma talep etmiş ancak bu talebi de reddedilmiştir.
Davacının borçlanma talebinde bulunmuş olması kurumun yasada öngörülen inceleme yetkisini ortadan kaldırmaz. Öte yandan davacı, sanatçı borçlanması için başvurusu kurumca reddedildiğinde bir itirazda bulunulmamış, dava açma yoluna gitmemiştir. Uzun süre sessiz kalan davacının bu suretle ihmalin sonucunun kuruma yükletilmesi doğru değildir. Diğer yandan yasada borçlanma bedelinin ödeme günündeki prime esas kazanç üzerinden ödeneceği hükme bağlanmakla hiçbir durumda borçlanma bedelinin başvuru tarihinin esas alınamayacağının amaçlandığı ortadadır. Aksinin kabulünün eşitlik ilkesine aykırı sonuç meydana getireceği açıktır.
Nitekim aynı durumda olan boş bir kişinin açtığı davada borçlanma bedelinin ilk başvuru tarihindeki prime esas asgari kazanç üzerinden ödenmesine dair verilmiş olan karar Dairemizin 23.12.2004 tarih ve 2004/11359-11784 Esas ve Karar sayılı ilamıyla ödeme günündeki kazanca göre belirlenmesi şeklinde düzeltilerek onanmış olup eldeki davada sayın çoğunluğun benimsediği sonuç Dairemizin sözü edilen kararıyla da çelişmektedir.
Açıklanan nedenlerle hükmün borçlanma bedeli yönünden bozulması yada ödeme günü olarak düzeltilerek onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy