(506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı 09.04.1991 - 30.04.1992 tarihleri arası isteğe bağlı olarak primleri ödenmiş olan sürenin emeklilik prim gün sayısına eklenmesi gerektiğinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık davacının SSK isteğe bağlı sigortalısı iken zorunlu SSK sigortalısı olması nedeniyle çalışma sebebiyle iptal edilen isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının zorunlu SSK'lı süreleri dışlanarak istemin kabulüne karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Gerçekten davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Yasanın 85. maddesi uyarınca "isteğe bağlı sigortalılığın devam edebilmesi için isteğe bağlı olarak devam edeceğini belirten bir yazı ile kuruma müracaatta bulunarak herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak, her yıl için 360 gün yaşlılık aylığı ve ölüm sigortaları primi ödemek şarttır.
Somut olayda davacı 31.08.1988 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olmuş 09.04.1991 - 30.04.1992 tarihleri arasında ise zorunlu sigortalı olarak çalışmıştır. Bu durumda 506 Sayılı Yasanın 85. maddesi gereği isteğe bağlı sigortalılığı sona ermiştir. Davacının 09.04.1991 - 30.04.1992 dönemine ilişkin SSK'lı çalışmasından sonra isteğe bağlı sigortalılığının devamına ilişkin 506 Sayılı Yasanın 85. maddesinin öngördüğü biçimde iradesini ortaya koyan bir istemde bulunmadığı gibi isteğe bağlı iradesini yansıtır şekilde düzenli prim ödemesi de olmamıştır. Davacının 1997, 1998 ve 1999 yıllarında yaptığı ödemeler geriye dönük olarak yapılmış prim ödemeleridir. Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş İçtihatları uyarınca geriye dönük olarak yapılan ödemeler sigortalılık yönünden hukuki statüsü sona eren bir isteğe bağlı sigortalılığı yeniden statü oluşturarak geçerli hale getirmez.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınarak istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy