(1475 S. K. m. 73) (4857 S. K. m. 77) (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü m. 1)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava nitelikçe, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan işçinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece 8.12.2004 tarihli kusur raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
İş Güvenliği uzmanı olmayan bilirkişilerden alınan 12.10.2004 tarihli ilk kusur raporunda: davacı % 75 davalı işveren % 25 oranında kusurlu bulunmuş ise de, alınan bu rapor iş kanunu 73 ve İşçi sağlığı ve İşgüvenliği tüzüğünün öngördüğü önlemler yönünden bir incelemeyi içermemiştir. 8.12.2004 tarihli ikinci kusur raporu biri işgüvenliği uzmanı 3 kişiden oluşan kurulca düzenlenmiş, ancak bu raporun sonuç bölümündeki 5 ve 7. paragraflarında belirlenen kusur oranları birbiriyle çelişimli olduğu gibi, olayın oluş şekline uygun bir irdelemede yapılmamıştır. 3 kişiden oluşan kurullardan alınan her iki rapor arasındaki çelişki, işgüvenliği uzmanı olmayan bir kişiden alınan rapor ile giderilmeye çalışılmış ise de, bu yöntem usul ve yasaya uygun olmadığı gibi çelişki de giderememiştir.
Yapılacak iş; öncelikle 8.12.2004 tarihli ikinci kusur bilirkişi raporunun sonuç bölümündeki çelişkinin, raporu düzenleyen bilirkişilerce düzeltilmesi sağlanmalı ve sonra işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi kurulundan İş Kanunu 77. madde ve tüzük hükümleri gözönünde tutularak; işyerinde alınması gerekli önlemlerin neler olduğu hangi önlemlerin alındığı, hangilerinin alınmadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı somut olayın oluş şekline göre inceleyecek şekilde rapor alınmalıdır. Kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yukarıda belirtilen özellikleri içermeyen çelişkili kusur raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy