(3201 S. K. m. 6)
Dava: Davacı 3201 sayılı Yasa uyarınca bağlanan yaşlılık aylığı ve faizinden dolayı davalı borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 3201 sayılı Yasa uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının geri istenemeyeceğini davalı Kurum'a bu konuda çıkardığı sataşmanın giderilmesini ve aylığının kesildiği tarihten devam etmesi gerektiğinin tesbitini istemiş, mahkeme istemin kabulüne karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacıya 3201 sayılı Yasa uyarınca 1.6.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı Kurum tarafından davacının 1.5.1993-9.9.2003 tarihleri arasında yurtdışından işsizlik yardımı alması gerekçe gösterilerek, borçlanması geçerli sayılmakta birlikte aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek aylıkların borç kaydedildiği Alman Sigorta Merciinin 26.1.2004 tarihli yazısında da davacının 1.5.1993-18.8.2003 tarihleri arasında işsizlik yardımı aldığı, 19.8.2003-9.9.2003 tarihleri arasında da Almanya'da tedavi gördüğü anlaşılmaktadır.
3201 sayılı yasa'nın 6/A-a maddesinde aylık tahsisi için yurda kesin dönülmüş olması gerektiği belirtilmiştir. İşsizlik yardımı alınması halinde Almanya'daki ikamet devam ettiğinden yurtdışı ilişkisinin bitmediği bu durumda davacının yurda kesin dönüş koşulunu gerçekleştirmediği açıktır. 1.5.1993-18.8.2003 tarihleri arasında işsizlik yardımı aldığından devamında da 19.8.2003-9.9.2003 tarihleri arasında Almanya'da tedavi gördüğünden Kurum'un aylık başlangıcı olan 1.6.1996 tarihinden 9.9.2003 tarihine kadar olan aylıkları iptal ederek geri istemesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davacının yurda kesin dönüş tarihi yönünden de bir kere daha araştırma yapılarak yurda döndüğü tarih açıkça belirlendikten sonra bu tarihi takip eden aybaşından itibaren aylığın yeniden bağlanmasına haksız alınan önceki aylıkların kurumca faiziyle geri istenebileceğine karar vermek gerekirken yetersiz bilirkişi raporu itibariyle istemin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy