(4692 S. K. geç. m. 1/3) (1479 S. K. geç. m. 18, m. 53)
Davacı, Kurumun 2.277.00 YTL. ek prim borcu çıkarmasına ilişkin işleminin iptaline ve 23.08.2003 tarihi itibariyle 2829 sayılı Kanun gereğince hizmetlerinin S.S.K. 'ya devredilmiş sayılmasına, bu şekilde bildirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Namaza tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacı, davalı kurumun 2.277.000.000 TL. prim tahakkukuna ilişkin 09.09.2003 tarihli işleminin iptaliyle, 2829 sayılı Yasa gereğince Bağ-Kur tabi hizmetlerinin 23.08.2003 tarihi itibariyle S.S.K.'ya bildirilmiş sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de yetersiz bilirkişi raporuna dayalı bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının fırıncılar odası kaydı ile vergi kaydına dayalı olarak 10.11.1980- 31.12.1981 tarihleri arası zorunlu Bağ-Kur Sigortalısı olarak kayıt ve tescilli olduğu bu süreye ait prim borcunun bulunmadığı. S.S.K.'ca
14.04.2003 tarih ve 15491 sayılı yazı ile Bağ-Kura tabi hizmetlerinin bildirilmesinin istenmesi üzerine davacının verdiği 21.08.2003 tarihli İB(İşi Bırakma) formundan 18.03.1993-31.12.1996 arası vergi kaydı bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle bu sürede de zorunlu Bağ-Kur Sigortalısı kabul edilip 21.08.2003 tarihinde bu süre için 418.500.000 TL. prim tahsil edilerek 23.08.2003 tarihli yazı ile Bağ-Kur'a tabi hizmetlerinin S.S.K.ya bildirildiği ancak daha sonra 03.07.2001- 02.08.2003 tarihleri arası yürürlükte olan 4692 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinin 3. fıkrası hükmüne dayanılarak bu süre yönünden 2.267.105.809.TL. prim borcu tahakkuk ettirilip S.S.K.'ya 09.09.2003 tarih ve 57663 sayılı yazı yazılarak evvelce gönderilmiş olan hizmetlerinin bildirilmesine ilişkin 23.08.2003 tarihli yazının dikkate alınmamasının bildirildiği bu nedenle 2829 sayılı Yasa uyarınca davacının Bağ-Kur'a tabi hizmetlerinin S.S.K.'da birleştirilmesi işleminin gerçekleşmediği anlaşılmakladır. Mahkemenin 1993-1996 arasını davacının önceden Bağ-Kur'a kaydı olması nedeni ile zorunlu Bağ-Kurulu olduğunun kabulü 4956 sayılı yasanın geçici 18. maddesi hükmü karşısında doğrudur.
Yukarıda belirtilen açıklamalardan anlaşıldığı üzere davacının Bağ-Kur 'da kayıtlı ve tescili olan 01.11.1980-31.12.1981 tarihleri arası zorunlu sigortalılığı ve bu süreye ait prim borcunun bulunmadığı hususları tartışmasız olup uyuşmazlık dışıdır. Uyuşmazlık davacının hizmetlerinin S.S.K. 'da birleştirilmesini sağlamak amacıyla işi bırakma formunu verdiği 21.08.2003 tarihine kadar Bağ-Kur'da kayıl ve tescilli olmayan 18.03.1993-31.12.1096 tarihleri arası vergi kaydına dayalı süre için ödenmesi gereken prim miktarının belirlenmesine esas alınacak yasal düzenlemeye ilişkindir.
Davalı kurumca davacıdan 21.08.2003 tarihinde 418.500.000 TL. prim tahsil ettikten ve hizmetleri 23.08.2003 tarihli yazı ile S.S.K.'ya bildirdikten sonra 03.07.2001- 02.08.2003 tarihleri arasında yürürlükte olan 4692 sayılı Yasanın geçici 1/3. maddesi gereğince 2.267.105.000 TL. prim tahakkuk ettirildiği görülmektedir. Bağ-Kurca dava konusu prim borcunun ait olduğu dönem kayıl ve tescilli süre gibi değerlendirilerek 4692 sayılı Yasanın uygulanması yönüne gidilmiş ise de davacının 18.03.1993-31.12.1996 tarihleri arası vergi kaydına dayalı sigortalılığı 21.08.2003 tarihine kadar Bağ-Kur'a kayıt ve tescilli değildir. Davalı kurumca bu sürenin sigortalılık kapsamına alındığı 21.08.2003 tarihinden önce 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasaya eklenen geçici 18. maddede " Bu kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescili yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu kanunun yürürlülük tarihinden itibaren 6 ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları 27.04.1982- 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49. ve ek 15. maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödenmek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir." hükmü öngörülmüştür. Davacının uyuşmazlık konusu prim borcunun ait olduğu 18.03.1993 -31.12.1996 tarihleri arası vergi kaydına dayalı olan sigortalılığı 4956 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar kayıt ve tescilsiz olduğuna göre bu süreye ait ödenmesi gereken prim miktarının sözü edilen geçici 18. maddeye göre tespit edilmesi gerektiği açıktır. Bağ-Kurca anılan yasal düzenleme nazara alınmaksızın dava konusu prim borcunun ait olduğu süre 02.08.2003 tarihinden önce kayıt ve tescilliymiş gibi işlem tesis etmesinin yasaya aykırı olduğu ortadadır.
Mahkemece yapılacak iş. davacının vergi kaydına dayanan 18.03.1993-31.12.1996 tarihleri arası süre için geçici 18. maddeye göre Bağ-Kur'a ödemesi gereken prim miktarını bu işlerde uzman bir bilirkişiden alınacak raporla tespit etmek ve bu süre için ödediği miktarda nazara alınmak suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy