(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene alt işyerinde 01.06.1993 - 08.06.2000 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı SGK'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacı, davalıya ait işyerinde 01.06.1993 - 07.06.2000 tarihleri arasında geçen ve SGK'na eksik bildirilen çalışmalarını tespitini istemiştir.
Davalının yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür. Somut olayda hizmet cetvelinde davacının 01.03.1998 -31.08.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalıya ait işyerinden tam olarak bildirildiği, 11.11.1995 - 31.12.1997 tarihleri arasında ise davacının dava dışı başka işyerlerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 01.09.1999 -.01.06.2000 tarihleri arasındaki çalışmaların tespitine ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi doğrudur. Ancak hizmetin kesintiye uğraması ve hak düşürücü süreyi kesen unsurların bulunmaması nedeniyle 01.01.1998 tarihinden önceki çalışmaların, dava tarihi olan 26.11.2003 tarihi itibariyle hak düşürücü süreden reddine karar vermesi gerekirken bu süreler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak 01.06.1993 - 01.01.1998 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK'nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy