(506 S. K. m. 80) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı, davalı işveren nezdinde 9.6.1982-30.6.1986 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. C. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava nitelikçe davacının, davalı gösterilen Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 9.6.1982-1986 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Husumet İstanbul Valiliğine izafeten Şişli Eftal Eğitim ve Araştırma Hastanesine yöneltilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 9.6.1982- 30.6.1986 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir
Hizmet tesbiti davaları sonuçta, tesbiti istenilen süreye ait sigorta primlerinin tahsili istemini de içerdiğine göre, 506 s. Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80. maddesinin açık hükmü de dikkate alındığında, bu yolda yapılacak işlemin sonradan işverenin hak alanını da ilgilendireceği açıktır. Hal böyle olunca da bu tür davalarda gerçek işverenin de taraf bulunması doğal ve hatta zorunludur. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır. Nitekim, Hukuk Genel Kurulu'nun 04.10.2000 tarih ve E.2000/21-1241, K.2000/1236 s. kararı da aynı esasları içermektedir.
Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakanlığına bağlı olarak hizmet veren bir birim olup tüzel kişiliği yoktur. Tüzel kişiliği bulunmadığından davada taraf ehliyetinden de söz edilmez. Bu halde davanın Sağlık Bakanlığı aleyhine açılması gerekmektedir. Hal böyle olunca, dava ekonomisi, hizmet tespiti davasının Anayasada ifadesini bulan temel haklardan sosyal güvenliğe ait oluşu, davacının dava dilekçesinden anlaşılan iradesi dikkate alınarak, bu eksikliğin (hatanın) mahkemece doğrudan (resen) dikkate alınıp, gerçek hasma husumetin yöneltilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacıya davayı Sağlık Bakanlığı'na yöntemince yöneltmesi için önel vermek Sağlık Bakanlığı'nın gösterdiği deliller toplanmak ve bütün deliller birlikte değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 16.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy