(4721 S. K. m. 404)
Dava: Davacı, 1479 s. Kanun kapsamında sigortalı olmadığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B. M. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı çalışma gücü ve imkanının gerek fiziken gerekse aklen müsait olmadığı durumda davalı Kurumun davacıyı 1479 s. Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil ettiğinden bahisle, Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, davacının kimlik bilgilerinin sigortalılık bilgileri ile uyumlu ise de davacının her iki elini kullanamadığı ve okuma yazma bilmediği, sigortalı olarak tescil için kuruma müracaat edemeyecek halde olduğundan bahisle davanın kabulü ile Bağ-Kur sigortalılığının iptal edilmesine karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ait olup mahkemelerce resen göz önünde tutulur.
Davacı veya davalının dava ehliyetinin bulunmadığı yargılamanın devamı sırasında tesbit edilirse bu tarafa vasi tayini için 4721 s. Türk Medeni Yasası'nın 404/2. maddesi gereğince davaya bakan mahkemece kişinin ikametgahı sulh hukuk mahkemesine ihbar da bulunularak atanacak vasinin huzuru ile davaya devam edilmek gerekir. Somut olayda davacının aklen ve fiziken malul olduğu dava dilekçesinde ileri sürülmektedir. Yargılama sırasında davacının 2022 s. Kanun gereğince aylık aldığı da beyan edilmiştir. Öte yandan 1956 doğumlu davacıya 2022 s. Kanun gereği gelir bağlanabilmesi ancak başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek biçimde özürlü olduğunun saptanması ile mümkün olduğu ortadadır. Hal böyle olunca ve özellikle 1956 doğumlu davacıya 2022 s. Kanun gereği gelir bağlandığının ve davacının aklen ve fiziken malul olduğunun ileri sürülmesine göre davacının dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmadan işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının (Bağ-Kur'un) bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 09.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy