(1479 S. K. m. 35)
Dava: Davacı, 1479 s. Kanun sigortalılığının 3.3.1998 tarihi itibariyle sona erdiğinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, tahakkuk ettirilen primlerin iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Bülent Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı S.G.K vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Davacı 1479 s. Kanun kapsamındaki sigortalılığının 03.03.1998 tarihi itibarıyla sona erdiğinin ve talep gününden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile 03.03.1998 gününden sonra tahakkuk ettirilen primlerin iptalini istemiştir. Mahkemece, davacının esnaflığının 03.03.1998 gününde sona erdiğinin tespitine, bu tarihten itibaren 15.08.2005 gününe kadar tahakkuk ettirilen 22.590, 99 YTL pirim borcunun iptaline, 30.01.2007 günlü kısmi yaşlılık aylığı talebi dikkate alınarak 01.02.2007 gününden itibaren davacıya kısmi yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının 03.03.1998 gününde sona erdiğinin kabulü yerindedir. 03.03.1998 gününden sonraki döneme ait olarak tahakkuk ettirilen pirim borcunun iptali de esas olarak doğrudur. Ancak davalı kurumun 12.03.2007 günlü cevabi yazılarında bildirilen 22.590,99 YTL borcun ne kadarının 03.03.1998 gününden sonraki döneme ait olarak tahakkuk ettirildiği, sair bir deyişle bu borcun içinde davacının sigortalı olduğu 03.03.1998 gününden önceki döneme ait primlerin bulunup bulunmadığı belirli değildir. Hal böyle olunca kurumun bildirdiği borcun ne kadarının 03.03.1998 gününden sonrasına ve ne kadarının 03.03.1998 gününden öncesine ait olduğu belirlenmeden, bu borcun tamamının 03.03.1998 ile Kurumun sigortalılığın sona erdiğini kabul ettiği 15.08.2005 tarihleri arasında kalan döneme ilişkin olduğunun kabulü ile iptali hatalıdır.
Öte yandan 1479 s. Yasa'nın 35/a maddesine göre yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması, gerekir. Somut olayda sigortalının hiçbir tereddüt ve duraksamaya yol açmayacak şekilde tahsis talep gününde sigortalı olduğu süre ile ilgili olarak pirim ve her türlü borçlarının ödediğinin belirlenmediği ortadadır. Hal böyle olunca da eksik araştırma ile davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi de isabetsizdir. Ayrıca davacının 1479 s. Kanun kapsamındaki sigortalılığının 03.03.1998 gününde sona erdiğinin tespiti yerine esnaflığının aynı tarihte sona erdiğinin tespitine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK (Bağ-Kur'un) temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 09.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy