(5510 S. K. m. 95) (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m. 55)
Dava ve Karar: Davacı, maluliyetinin tespiti ile maluliyet aylığı bağlanması gerektiğine, aksine kurum işleminin iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. N. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının malul olduğunun tesbiti ile maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 28.05.2008 tarih ve 4014 sayılı, raporuna göre dava kabul edilmişse de eksik inceleme ile sonuca gidilmiştir.
Bu yönüyle davanın kanuni dayanağı 5510 s. Yasa'nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, "Bu Yasa gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ait raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek biçimde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeler ile gerekli sair belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tesbit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ait usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve sair belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu kanuni düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta işlemleri Yönetmeliği'nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca tetkiki sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tesbit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de sair ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 s. Kararı da bu yöndedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının ilk defa 10.9.1976 gününde sigortalı olarak çalışmaya başladığı TSK Elazığ Askeri Hastanesi'nin askerliğe başlarken verdiği 16.8.1974 günlü raporda davacının 8 yaşındayken elma ağacından düşerek sağ dirseğinin kırıldığı, alçı çıkarıldıktan sonra dirsek hareketlerini tam yapamadığı, sağ dirseğin deforme olduğu, 45 derece ekstansiyon yapamadığı, 100 derece kadar fleksiyon yaptığı, sağ humerusta 4 cm sağ ön kolda 1,5 cm'lik kısalık mevcut olduğu, eklem aralığında radinata şekil bozukluğu gözüktüğü, askerliğe elverişli olmadığı bildirilmiş, Elazığ Devlet Hastanesinin 15.9.1988 günlü Sağlık Kurulu raporunda %40 oranında malul olduğu, 27.12.2005 gününden itibaren 3. derece sakatlık indiriminden yararlandığı, Elazığ Devlet Hastanesinin özürlüler için verdiği 27.12.2005 günlü raporunda %58 oranında çalışma gücünü kaybettiği, Elazığ Harput Hastanesinin 10.5.2006 günlü Sağlık Kurulu raporunda çalışma gücü kayıp oranının %30 olduğu, davalı Kurumca çalışma gücünün 2/3'ni kaybetmediği gerekçesiyle maluliyet aylığı talebinin reddedildiği, F.Ü. Tıp Merkezi Başhekimliğince düzenlenen 9.8.2007 günlü raporda Kronik Obstrüktif akciğer hastalığın bulunduğu, YSK'ca 24.6.2007 gününde çalışma gücünün 2/3'ni kaybettiğine karar verildiği, ATK 3. İhtisas Dairesinin 28.5.2008 günlü raporunda sağ dirsek 140° ekstansiyonda, 5-10° fleksiyon yapabildiği, ön kol pronasyon da supinasyon yapılamadığı, el bileği ve parmak hareketlerinin tama yakın olduğu beden çalışma gücünün 2/3'ni kaybettiği bildirilmiştir.
YSK raporu ile ATK 3. ihtisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunduğundan mahkemece bu çelişkinin ATK Genel Kurulundan alınacak raporla gidilmesinin gerekirken çelişki giderilmeksizin sonuca gidilmiş olması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; ATK Genel Kurulundan Çalışma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliği hükümleri gereğince rapor alınarak çelişkinin giderilmesi, davacının çalışma gücünü yüzde kaç oranında kaybettiği, çalışma gücünün 2/3'ni kaybedip kaybetmediği, ilk defa sigortalı olduğu 10.9.1976 gününde çalışma gücünü yüzde kaç oranında kaybettiği, işe girdiği tarihte çalışma gücünün 2/3'ni kaybedip kaybetmediği çalışma gücünü daha sonra %60 oranında veya 2/3 oranında kaybetmiş ise maluliyete giriş tarihi belirlenerek 506 s. ve 5510 s. Yasa'da yer alan düzenlemeler gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 23.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy