(2829 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihini 11.10.1991 olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Beleç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının Temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 11.10.1991 tarihi olduğunun tespiti ile Kuruma başvuru tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının kısmen kabulü ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 11.10.1991 tarihi olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 11.10.1991 tarihinde işe girdiğini gösterir giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, çalışmasının bordro tanığı tarafından doğrulandığı, 01.09.1995-31.07.1998 tarihleri arasında 1050 gün 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödemesinin bulunduğu, Sosyal Sigortalar Kurumunda bulunan sicil dosyasında tahsis talep dilekçesinin bulunmadığı, ayrıca Bağ-Kur sigortalı olarak tescili ile ilgili Bağ-Kur şahsi dosyasının Kurumdan istenilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 11.10.1991 olduğuna ilişkin verilen karar doğru ise de yaşlılık aylığı bağlanması ile ilgili Bağ-Kur dosyası getirtilip Bağ-Kur kapsamında yaptığı prim ödemeleri ile 506 sayılı Yasa kapsamında ödediği primler birlikte değerlendirilerek yaşlılık aylığı koşulları değerlendirilip tahsis talep dilekçesinin bulunmaması halinde dava dilekçesi tahsis talebi kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının emeklilik müracaat dilekçesine rastlanılmadığı ve Bağ-Kur hizmetlerinin birleştirilmesinin yapılmadığı gerekçesi ile yaşlılık aylığı bağlanması isteminin reddine dair verilen karar doğru değildir.
Yapılacak iş davacının Bağ-Kur dosyası Kurumdan istenilerek 506 sayılı Yasaya tabi isteğe bağlı Prim ödemeleri dikkate alınarak yaşlılık aylığı koşullarını değerlendirmek pirim ödeme gün sayısı ile sigortalılık süresi ve yaş koşulları birlikte değerlendirilerek öncelikle 2829 sayılı Yasa'nın 8. maddesi gereğince davacıya hangi sosyal güvenlik yasası gereğince aylık bağlanacağını (506 sayılı veya 1479 sayılı Yasa) belirlemek, belirlenen sosyal güvenlik yasası hükümlerine göre yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığını tespit edip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy