(2004 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 73, 409)
Dava: Davacı, ödeme emirlerinin iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Fidan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, davacının davalı Kuruma borçlu olan Özel Millet Hastanesi Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'nin ortağı olması sebebiyle düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, son oturuma katılmayan davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmesi üzerine işlemden kaldırılan dosyada, dava 3 ay içerisinde yenilenmediğinden HUMK.nun 409/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, 19.06.2008 günlü son oturumda, davanın takipsiz bırakılmış sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın kanuni dayanağını oluşturan HUMK.nun 409/1. maddesi hükmüne göre, usulüne uygun şekilde çağrıldıkları halde davanın taraflarından hiç biri gelmediği veya gelip de takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Somut olayda, 19.06.2008 günlü duruşmanın, davacı vekiline 09.05.2008 gününde adresten taşınma sebebiyle tebliğ edilemeden iade edildiği, böylece 19.06.2008 günlü duruşmanın tarih ve saatinin davacı vekiline tebliğ edilmediği açıktır. Hal böyle olunca, davacı vekili, 19.06.2008 günlü son oturuma usulüne uygun çağrılmadığından anılan oturumda davayı takipsiz bırakmış sayılmaz.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular ve özellikle davanın takipsiz bırakılmadığı gözönünde tutularak, HUMK. 73. maddesi uyarınca davacı tarafın geçerli adresine dava dilekçesi ve davetiyenin Tebligat Yasası ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmesi suretiyle davaya katılması temin edilip, delillerini sunması sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine 10.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy