(1479 S. K. m. 24) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, 26.2.1996-17.8.2004 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Çekiç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 26.02.1996-17.08.2004 tarihleri arasında 1479 s. Yasa'ya tabi zorunlu olmadığı takdirde isteğe bağlı sigortalı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 26.2.1996-1.8.1996 ve 31.8.2002-17.8.2004 tarihleri arasında 1479 s. Yasa'ya tabi isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 1.8.1996-31.8.1996 ve 1.6.1997-31.8.2002 tarihleri arasındaki döneme ait istemin taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan reddine, yaşlılık aylığı talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
1.4.1972 gününde yürürlüğe giren 1479 s. Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 gününde yürürlüğe giren 2654 s. Kanun ile 1479 s. Yasa'nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 gününde yürürlüğe giren 3165 s. Kanun ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 gününde yürürlüğe giren 4956 s. Kanun ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 15.01.1992 günlü bildirgeye göre 19.11.1991 günlü vergi kaydı esas alınarak 19.11.1991 tarihi itibariyle tescil edildiği, 19.11.1991-26.02.1996 ve 17.08.2004 devamı biçiminde vergi kaydının, 28.01.2005 devamı biçiminde esnaf ve sanatkarlar odası kaydının, 28.01.2005-devamı biçiminde esnaf sicil memurluğu kaydının bulunduğu, yaşlılık aylığı talep etmesi üzerine davalı Kurumca vergi kaydı esas alınarak 19.11.1991-26.2.1996, 17.8.2004-30.11.2006 tarihleri arasında sigortalı olarak kabul edildiği ayrıca yaptığı pirim ödemeleri dikkate alınarak vergi kaydı olmadığı durumda 1.8.1996-31.8.1996, 1.6.1997-31.8.2002 tarihleri arasında sigortalı sayıldığı 21.11.2006 günlü terk işleminden önceki hizmet cetveline göre, davacının 1997 yılı affından yararlandığı, 5458 s. Kanun gereğince borcunu bitirdiği ve 3,13 TL fazla ödemesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 1479 s. Kanun gereği 26.2.1996-17.8.2004 tarihleri arasında vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydı bulunmadığından 1479 s. Yasa'nın 24. maddesi gereğince sigortalılık koşullarının olunmadığı ortadadır. Ne var ki, uyuşmazlık konusu dönem olan 19.11.1991-31.12.1997 tarihleri arasına ait primleri gecikme zammı ile birlikte 1998/518 esas s. icra dosyası ile tahsil edilmiş ve davalı Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan Kurumun bu dönem içerisinde yer alan 26.02.1996-01.08.1996 ve 31.08.1996-01.06.1997 tarihleri arasındaki süreyi iptal etmesi Medeni Kanun'un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu dönem içerisinde kalan ve kurum tarafından kabul edilmeyen 26.2.1996-1.8.1996 tarihleri arasındaki dönem gibi 31.08.1996-01.06.1997 tarihleri arasındaki süreyi de sigortalılık süresi olarak kabul etmek gerekir. Ancak, uyuşmazlık konusu 31.08.2002-17.08.2004 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise davacının sigortalılık koşulları oluşmadığı gibi davacı bu döneme ait primleri 5458 s. Yapılandırma Yasasından yararlanmak suretiyle ödemiş ise de Kuruma yaptığı düzenli prim ödemesi olmadığı gibi 5458 s. Yasa'dan yararlanmak suretiyle tahsil edilen bu döneme ait primlerin Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan da söz edilemez. Bu sebeple bu dönemde davacının sigortalı sayılması doğru değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1.10.1997 tarih ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar s. ilamı da bu yöndedir.
Yapılacak iş; davacının primleri icra yoluyla tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu olan 26.2.1996-1.1.1996 tarihleri arasındaki dönemin kabulü yanında 31.08.1996-01.06.1997 tarihleri arasındaki dönem yönünden de 1479 s. Yasa'ya tabi sigortalı olduğunu kabul etmek, sigortalılık koşulları oluşmadığı için 31.08.2002-17.08.2004 tarihleri arasındaki dönem yönünden istemi reddetmek ve kabul edilen sigortalılık sürelerini de göz önünde bulundurmak suretiyle davacının yaşlılık aylığı koşullarını tartışmak suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine 10.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy