(506 S. K. m. 11/A)
Dava: Davacılar murisinin, davalılardan işverene ait işyerinde çalışırken 08.11.2004 tarihinde ölümü ile sonuçlanan olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve Kanuna uygun hükmün ONANMASINA, 60.00.-TL. temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME KARARINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
ÜSKÜDAR
2. İŞ MAHKEMESİ
E: 2007/208
K: 2008/636
T: 16.09.2008
(506 SK m. 11/A)
Taraflar arasında görülmekte olan davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; gereği düşünüldü.
ÎSTEM: Davacılar vekili dava dilekçesini tekrarla, müteveffa Çetin'in G. Denizciliğe ait M/F İ. Feribotu'nda aşçı olarak çalışmakta iken 08.11.2004 tarihinde vefat ettiğini, ölümünün işyerinde olması nedeniyle iş kazası neticesinde meydana gelmiş olmasına rağmen tutulan tutanaklar ile kalp krizinden öldüğü gerekçesiyle iş kazası statüsünden çıkartılmak istendiğini, mahkememizde iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli 2005/1153 Esas sayılı davanın açıldığını, dosyada yazılan müzekkerelere cevaben ÇSGB İstanbul Bölge Müdürlüğü'nün müfettişleri tarafından verilen raporda olayın iş kazası olduğunun kabul edildiğini, SSK Beyoğlu Müfettişlerinin vermiş olduğu raporda da olayın iş kazası sayılabileceği bu konunun mahkeme kararıyla ispat edilebileceğinin mümkün olduğunun bildirildiğini, mahkemece iş kazası olduğunun tespiti için dava açılmak üzere süre verildiğini, belirtilen nedenlerle meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı şirket vekili; davacıların murisi Çetin'in 01.11.2004 tarihinden itibaren davalı şirkete ait M/F İ. Feribotu'nda aşçı olarak çalışmaya başladığını, 08.11.2004 tarihinde doğal nedenlerle vefat ettiğini, Çetin'in gemide iş kazasına maruz kalmadığını, tamamen doğal yollarla vefat ettiğini, şirket personelinin işçinin yaşaması için bütün gayretini sarf ettiğini, ancak işçinin kurtarılamadığını, açılan yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SSK vekili, Çetin'in 08.11.2004 tarihinde gemi mutfağında tek başına çalıştığı sırada geçirdiği kalp krizi sonucu vefat ettiğini ve söz konusu kalp krizi olayının 506 Sayılı Yasa'nın 11. maddesinin (a) bendinde sayılan hal ve durumlardan hiçbirisine uymaması nedeniyle iş kazası olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirtilen nedenlerle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece deliller toplanmış, sigorta müfettiş raporları, belgeler getirtilmiş, tanıklar dinlenilmiştir.
Ölenin sigortalı işçi olduğu ve olay günü gemide çalıştığı ve gemide bulunduğu sırada geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat ettiği yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacıların murisinin geçirdiği zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılamayacağı noktasındadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 11-A maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası, sigortalıyı hemen ve sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır. Maddede sayılan hallerin birlikte gerçekleşmesi koşulu bulunmayıp, herhangi birinin bulunması gerekli ve yeterlidir. Anılan yasal düzenleme, sosyal güvenlik hukuku içinde değerlendirilmeli, maddede yer alan herhangi bir hale uygunluk varsa zararlandırıcı sigorta olayının kaynağının işçi olup olmaması ya da ortaya çıkmasındaki diğer etkenlerin değerlendirilmesinde dar bir yoruma gidilmemelidir.
Bir olayın kurum ya da işveren açısından iş kazası olarak kabul edilmemiş olması harici etkenler veya aniden ortaya çıkıp çıkmaması, yasanın açık hükmü karşısında olayın iş kazası sayılmamasını gerektirmez. Yasada açıkça belirtildiği üzere zararlandırıcı sigorta olayının yasada sayılan hal ve durumlardan herhangi birisinde gerçekleşmiş olması gerekli ve yeterlidir.
Somut olayda, aşçı olarak davalı gemide çalışan sigortalının, gemi seyir halinde iken 08.11.2004 tarihinde saat 9:40 sıralarında gemi mutfağında yerde baygın vaziyette bulunduğu, gelen sağlık zabitinin ahşıbaşının kalbinin durmuş vaziyette olduğunu gördüğü, ilk müdahalenin yapıldığı,
İtalyan Sahil Güvenliği'ne ait bir helikopterin gemiye geldiği, 2 İtalyan Tıbbi Personelin yaptığı kontrolde hastanın öldüğünün bildirildiği, ayrılmalarından sonra yapılan kontrolde yaşam belirtilerinin görüldüğü, tekrar haber verilmesi üzerine helikopterin gemiye gelerek sağlık zabitini ve hastayı alıp gemiden ayrıldığı, daha sonra yapılan görüşmede hastanın vefat ettiğinin öğrenildiği anlaşılmaktadır.
Sigortalı Çetin, aşçıbaşı olarak gemide fiilen çalışmakta olup, işyeri gemidir. Zararlandırıcı olay gemi seyir halinde iken olmuştur. 506 Sayılı Kanun'un 11-A maddesinde belirtilen koşullar gerçekleşmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillerle ve yukarıda açıklanan nedenlere göre, zararlandırıcı sigorta olayı sigortalının işyerinde bulunduğu sırada olduğundan olayın iş kazası olarak tespitine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzeredir.
Davanın kabulü ile; davacıların murisi sigortalı Çetin'in 08.1.2004 tarihinde ölümü ile sonuçlanan olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tespitine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 500,00.-TL. vekalet ücretinin davalı işverenlikten alınarak davacılara verilmesine, alınması gereken 14,00.-TL. harçtan peşin yatırılan 13,10.-TL. harcın mahsubu ile bakiye 0,90.-TL. harcın davalı işverenlikten alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, davacılar tarafından yapılan toplam 54,40.-TL. yargılama giderinin davalı işverenlikten alınarak davacıya verilmesine, ilişkin olarak davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne tefhimden itibaren 8 gün içinde, diğer davalının yokluğunda tebliğden itibaren 8 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar, 16.09.2008 tarihinde açıkça okunup anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy