(506 S. K. m. 79) (YHGK 16.06.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (YHGK 15.10.2003 T. 2003/21-634 E. 2003/572 K.) (YHGK 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.) (YHGK 03.11.2004 T. 2004/21-479 E. 2004/578 K.) (YHGK 24.11.2004 T. 2004/21-538 E. 2004/621 K.) (YHGK 01.12.2004 T. 2004/21-629 E. 2004/641 K.)
Dava ve Karar: Davacı, davalı işveren nezdinde 01.04.2006 tarihinden itibaren 344 günlük çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının davalıya ait işyerinde 01.04.2006 tarihinden itibaren 344 günlük aralıksız çalışmasının eksik bildirimi nedeniyle, Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti ve işçilik alacakları istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 14.6.2006-14.3.2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalışmış olduğunun tespitine ve kararda yazılı işçilik alacaklarının davalı Isparta Şoförler Pet. Turz. İnş. San. ve Tic. A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalıya ait restaurant işyerinde bulaşıkçı olarak 2.3.2007-14.3.2007 tarihleri arasında Kuruma bildirim yapıldığı, davalıya ait iş yerinin 16.12.2006 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, işyeri kayıtlarının işveren tarafından ibraz edilmediği, davacının şikayeti üzerine yapılan teftiş sonucu düzenlenen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 31.07.2007 gün ve 104 sayılı raporunda, iş yeri kayıtlarına göre davacının çalışmalarının 2.3.2007-14.3.2007 dönemini kapsadığı her ne kadar iş yeri bildiriminin 16.12.2006 tarihinde yapılmış ise de satış belgelerine göre 8.6.2006 tarihinden itibaren ödeme kaydedici cihaz kullanılmaya başlandığı, işyerinin bu tarihten itibaren faaliyette olduğu ve işçi çalıştırıldığı anlaşılmasına karşın, 2007/Ocak ayından itibaren sigortalı işçi bildiriminin yapıldığı 2007 Ocak ayından önce sigorta işlemleri yapılmadığı, ancak, bu işçinin, sigorta kayıtlarında belirtilenden önceki tarihlerde fiilen çalıştığı yönünde kanıt olmadığından, sigorta ve hizmet tespitine dayalı diğer işçilik alacağı iddiaları için yapılacak işlem olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ifadeleri hükme dayanak alınan tanıklar davacı ile birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş bordro tanıkları olmasına rağmen bildirimleri Ocak 2007 tarihinden başladığından bu tarihten önceki çalışma iddiaları yönünden hükme esas alınacak nitelikte değildir. Ayrıca, davacı tanıkları, aynı işveren aleyhine açılan başka hizmet tespitine ilişkin davalarda davacı sıfatını taşımaktadırlar. Dinlenen diğer tanıklar da komşu iş yerlerinin kayıtlarına geçmiş tanıklar değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olaylara dayanmamakta, soyut düzeyde kalmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği dairemizin giderek Yargıtay'ın içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacının tespitini istediği dönemde işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınmadığı, dolayısıyla davacı ile birlikte çalışan bordro tanığı olmadığı dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu ve işyerinin de 8.6.2006 tarihinden itibaren de faaliyette bulunduğu göz önünde tutularak, davacının tespitini istediği tarihlerde çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu'nda kayıtları olan komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003gün 2003/21-634-572, 03.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı işverenin işçilik alacaklarına ilişkin hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy