(1479 S. K. m. 28, 56) (5510 S. K. m. 4, 25, 95) (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m. 5, 55)
Dava: Davacı, malullük aylığını iptal eden Kurum işleminin iptaline, yersiz ödemeden dolayı Kuruma borcu olmadığının tespitiyle, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.P. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, davacının malul olduğunun tespiti ve kesilen aylığının yeniden bağlanması ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalıdır.
1479 sayılı Yasa'nın 28 ve 56, maddelerinde Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3'ünü yitirdiği tespit edilen sigortalının malul sayılacağı, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte, malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve arızalarının bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalıların bu hastalık veya arızalan nedeni ile malullük sigortası yardımlarından yararlanamayacakları bildirilmiştir.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 25. maddesinde ise 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulu'nca tespit edilen sigortalının malul sayılacağı, ancak sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün % 60'ını kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilen sigortalının bu hastalık veya özrü sebebiyle malullük aylığından yararlanamayacağı bildirilmiştir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta işlemleri Yönetmeliği'nin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulu'nca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulu'nca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu'nca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genci Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genci Kurulu'nun 02.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda davacıya 01.04.1997 tarihinden itibaren böbrek yetmezliği nedenine dayalı olarak maluliyet aylığı bağlandığı, bağlanan aylığın 04.03.1998 tarihli kontrol kaydının süresinde yapılmaması ve davacının sonradan 10.6.1999 tarihinde böbrek nakli olması ve hemodiyalize girmemesi nedenine dayalı olarak 04.03.1998 tarihinden başlamak üzere kesildiği, ödenmiş olan aylıkların kendisinden geri istendiği, Sosyal Sigortalar Kurumu YSK.'nun 27.06.2008 tarihli raporunda çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediğine karar verildiği, mahkemece alınan 19 Mayıs Üniversitesi'nin 12,03.2009 tarihli raporunda kronik böbrek yetmezliği ve renal transplastasyona bağlı olarak özürlülere verilen rapor yönetmeliğine göre meslekte kazanma güç kaybının %95 olduğuna karar verildiği, alınan bu raporun yukarıda açıklanan şartları taşımadığı gibi raporlar arasında çelişki olduğu da açıktır.
Yapılacak iş Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma gücü Kaybı Oranı Yönetmeliği hükümleri gereğince rapor alınarak davacının çalışma gücünü yüzde kaç oranında kaybettiği, çalışma gücünün 2/3'ünü yitirip yitirmediği, böbrek naklinden sonra maluliyetinin devam edip etmediğini etmiş ise çalışma gücünü en az % 60 oranında veya 2/3 oranında kaybetmiş ise bu tarihin dahi belirlenmesinin istenmesinden sonra çelişki oluştuğu takdirde de Adli Tıp Genel Kurulu'ndan rapor alınıp yukarıda açıklanan 506 sayılı ve 5510 sayılı Yasa'daki düzenlemeler gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasa'ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yakanda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
T.C.
AMASYA
İŞ MAHKEMESİ
E: 2007-101
K: 2009/450
T: 04.06.2009
Mahkememizde görülmekte bulunan İş (Kurum İşleminin İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin Bağ-kur sigortalısıyken çalışma gücünün 3/2'ini yitirdiği, 01.04.1997 tarihinden sonra malullük aylığı bağlandığı, maluliyet kabul kararında ön görülen ve bu kapsamda sigortalının ilgili sağlık kuruluşuna sevki 22.05.2002 tarihinde gerçekleştirilmiş, %85 oranında malul olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edilmiştir. Bağ-kur Genel Müdürlüğü'nce müvekkilin maluliyetinin reddedildiği, yapılan itiraz sonucu karar değiştirilmemiş ve kurum tarafından ret kararında ısrar edildiğini, söz konusu karar sonucu müvekkilin maluliyet aylığı geriye yönelik olarak 01.03.1998 tarihinden itibaren kesildiği, 01.03.1998-01.06.2007 tarihleri arasında ödenen aylıkların yersiz ödendiği ileri sürülerek yasal faizi ile birlikte müvekkile 43.553,73 TL borç çıkartıldığı ve 15 gün içersin de ödemesi istendiği aksi takdirde icraya verileceği bildirilmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı bağ-kurun davacının malullük aylığını kesme işleminin iptalini, yersiz ödeme iddiası ile borçlandırma işleminin iptalini ve süresinde ödenmeyen aylıkların yasal gecikme faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günün tebliğ edilmiş olup dayalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sağlık kurulunun 21.03.1997 tarihli maluliyet kararına göre 1997 yılı 4.ayı itibariyle malulen emekli olduğu, davacının maluliyet kontrol muayenesine tabi olma şartı ile kabul edildiği, ancak davacı belirtilen tarihte kontrol muayenesini olmadığı, kendisine kontrol muayenesini yaptırması yazıldığı halde yaptırmadığı, bilahare yapılan çeşitli yazışmalar ve karne iptalinin ardından yapılan kontrol muayenesinde davacının böbrek nakli ameliyatı geçirdiği yani maluliyete esas rahatsızlığın bu ameliyat ile ortadan kalktığı, kabul edilebilir bir özrü olmadığı halde kontrol muayenesini kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihi takip eden ay başına kadar yaptırmayanların aylıklarının ödenmesi kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki aybaşından itibaren durdurulmaktadır. Davacı maluliyetin ortadan kalmasından sonra zorunlu sigortalı olup, bu döneme ilişkin prim borcu olduğundan karne kullanma hakkı bulunmadığı, bu nedenle yapılan sağlık giderleri haksız yere yapılmış olup, sağlık giderlerinin istenmesi 1479 sayılı yasa gereği yapılan bir işlem olduğunu, yukarıda izah edilen nedenlerle davacının davasının reddini talep etmiştir.
Mahkememizce davacının şahsi sicil dosyası ve ekleri istenmiş olup gelen evraklar dosyaya konmuştur.
GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı bağkur sigortalısıyken çalışma gücünün 3/2'ini yitirdiği, 01.04.1997 tarihinden sonra malullük aylığı bağlandığı, maluliyet kabul kararında ön görülen ve bu kapsamda sigortalının ilgili sağlık kuruluşuna şevki 22.05.2002 tarihinde gerçekleştirilmiş, %85 oranında malul olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edilmiştir. Bağ-kur genel müdürlüğünce müvekkilin maluliyetinin reddedildiği, yapılan itiraz sonucu karar değiştirilmemiş ve kurum tarafından ret kararında ısrar edildiğini, söz konusu karar sonucu müvekkilin maluliyet aylığı geriye yönelik olarak 01.03.1998 tarihinden itibaren kesildiği, 01.03.1998-01.06.2007 tarihleri arasında ödenen aylıkların yersiz ödendiği ileri sürülerek yasal faizi ile birlikte müvekkile 43.553,73 TL borç çıkartıldığı ve 15 gün içerisinde ödemesi istendiği aksi takdirde icraya verileceği bildirilmiştir davalı vekilinin sağlık kurulu raporuna itirazı sonucu mahkememizce 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine değerlendirilmek üzere gönderilmiş 12.03.2009 tarih ve 393 sayılı raporda; 16 Temmuz 2006 tarih ve 26230 sayılı resmi gazetedeki özürlü ölçütleri sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğe göre; davacının vücut iş gücü görme kaybı oranı baltazar hesabına göre %95 olarak belirtilmiş olup mahkememizce davanın kabulüne karar verilmekle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın kabulü ile;
a) Davalı Bağ-kur'un davacının malullük aylığını kesme işleminin iptaline,
b) Davalı kurumca yersiz ödeme yapıldığı belirtilerek davacı adına çıkartılan borç kaydetme işleminin iptaline,
2- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan maktu 575 TL vekalet ücretinin davalı Bağ-kur'dan alınarak davacıya verilmesine,
3- Davacının yapmış olduğu 42,6 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç takdirine yer olmadığına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı. 04.06.2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy