(506 S. K. m. 60, 79, Geç. m. 54) (1086 S. K. m. 38, 73)
Dava: Davacı, 20.3.1984 tarihli işe giriş bildirgesi esas alınarak 18 yaşını bitirdiği tarihin sigortalılığına ve emekliliğine teşkil ettiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum'un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, 20.3.1984 tarihli işe giriş bildirgesi esas alınarak 18 yaşını bitirdiği tarihin sigortalığa ve emeklilik tarihine başlangıç teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesi istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının ilk işe giriş tarihinin 18 yaşını bitirdiği tarih olan 2.8.1987 tarihi olduğunun tesbit ve tesciline karar verilmiştir.
Davacıya ait 20.3.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içerisinde verilmiş olup dinlenen bordro tanığı anlatımlarından da davacının bu tarihte sigortalı olarak çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Ancak 506 Sayılı Yasanın (G) bendi ve Geçici 54.maddesi gereğince 01.04.1981 tarihinden sonra ve 18 yaşını doldurmadan önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi 18 yaşını doldurdukları tarihte başlar. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin prim ödeme gün sayısı hesabına ekleneceği belirtilmektedir.
Somut olayda davacı 1.8.1969 doğumlu olup sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 2.8.1987 tarihi olarak kabulü gerekir. Ancak davacıya ait hizmet cetvelinde 1985,1986 ve 1987 yıllarına ilişkin bildirimlerin bulunduğu ilk kez 9.10.1985 tarihinde sigortalı olarak kabul edildiği görülmüştür. Bu nedenle davacının sigortalılık başlangıcının 2.8.1987 tarihi olarak tesbitinde, bu tarihte kaydı bulunduğundan hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece primi ödenen bu sürenin hizmet süresinde nazara alınacağı yolunda karar verilmesi ile yetinilmesi ve sigortalılık başlangıcı yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy