(506 S. K. m. 60, Geç. m. 81) (YHGK. 30.03.2005 T. 2005/10-138 E. 2005/221 K.) (YHGK. 15.03.2006 T. 2006/21-36 E. 2006/80 K.) (YHGK. 08.07.2009 T. 2009/21-309 E. 2009/322 K.)
Dava ve Karar: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 8.6.1972 olduğunun, 1.7.2008 gününden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksine Kurum işleminin iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2 - Dava; davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.07.2008 gününden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının sigorta başlangıç tarihinin Almanya'da çalışmaya başladığı 8.6.1972 tarihi olduğunun tespitine ait olarak verilen hüküm yerindedir.
Gerçekten, davacının Sigortalılık başlangıç tarihinin 08.06.1972 olduğu ve tahsis talep tarihi olan 23.06.2008 tarihi itibari ile 3201 s. Kanun kapsamında Almanya'da geçen 08.06.1972-26.08.1983 tarihleri arasındaki çalışmalarından 4038 günü kuruma borçlanarak 25 yıldan fazla sigortalılık süresi ve 4038 tarih prim ödemesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık davacının yaşlılık aylığı şartlarının yurt dışı borçlanmasını yaptığı gün olan 31.01.2008 gününde yürürlükte olan 506 s. Yasa'nın 60/A-b maddesi uyarınca mı yoksa 25.08.1999 gün ve 4447 s. Yasa'nın 17 maddesi ile 506 s. Yasa'ya eklenen geçici 81. madde hükümlerine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
506 s. Yasa'nın geçici 81/A maddesi; Bu yasa yürürlüğe girdiği tarihten önceki yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanacağını kabul etmiştir. Yurt dışı hizmet borçlanmasının yapıldığı 09.06.2008 gününde yürürlükte bulunan 506 s. kanunun 60/A-b maddesi ise sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 tarih prim ödemesi gerektiğini kabul etmiştir.
Somut olayda 1945 doğumlu olan davacının 3201 s. Kanun kapsamında Almanya'da geçen hizmetlerinden 4038 günü kuruma borçlanarak borçlanma bedelini 09.06.2008 gününde ödediği ve Türkiye'de geçmiş başkaca sigortalılık hizmetinin bulunmadığı ortadadır. Davacının 4447 s. Yasa'nın 17. maddesi ile 506 s. Yasa'ya eklenen geçici 81 maddesinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 gününde Türkiye'de Sosyal Sigortalar Kapsamında sigortalı olarak çalışması bulunmadığı gibi bu gün de 3201 s. Kanun kapsamında yapılmış bir borçlanması da bulunmamaktadır. Bu halde davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 3201 s. Kanun kapsamında Kuruma borçlanmanın yapıldığı 09.06.2008 gününde yürürlükte bulunan 506 s. Yasa'nın 60/A-b maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2005 tarih ve 2005/10-138 E, 2005/221 K, 15.03.2006 tarih ve 2006/21-36 E, 2006/80 K. ve 08.07.2009 tarih ve 2009/21-309 E, 2009/322 K. s. ilamları da aynı yöne ilişkindir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 15.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy