(4721 S. K. m. 2) (5510 S. K. m. 96)
Dava ve Karar: Davacı, yaşlılık aylığının kesilmesine ait Kurum işleminin ve çıkarılan borcun iptaline, yeniden aylık bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. P. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının, bir kısım hizmet süresi ile yaşlılık aylığının iptali ve davacıya yaşlılık aylığından borç çıkarılmasına ait davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı Kurumun Tokat Sigorta İl Müdürlüğünde görev yapan idarecilerin baskı ve ikna edici yollarla personelin bilgisayar şifrelerini öğrendikleri, Müdürlükte çalışanların birbirlerinin şifrelerini öğrenip kullanabilecekleri bir ortam yaratıldığı, hatta müdürlükte çalışan temizlik firması elemanlarının dahi personelin şifrelerini bildiği ve bu şifrelerle ekran başında işlem yaptıkları, aralarında davacı sigortalının da bulunduğu bir çok sigortalı yönünden hesaplara girilerek başka sigortalıların yaptıkları prim ödemelerinin bu sigortalı yapmış gibi prim ödeme hesaplarına geçirildiği, sonradan yapılan ödemelerin önceki tarihlerde yapılmış gibi prim ödeme hesaplarına girilerek birçok sigortalıya sanal hizmet süresi kazandırılarak yaşlılık ve ölüm aylıkları bağlandığı, sağlık karnesi verildiği, davacı sigortalı Ş. U.'un prim ödeme hesabına 02.02.1996 gününde yapılan 8 adet ödemelerin 1985-1986-1988 yıllarına ilişkin ödeme olarak girildiği, daha sonra bu tutarlar hesaptan çıkartılıp bu defa ödeme tarihlerinin 02.02.1996 olarak gösterildiği, girilen ödemelerin tamamının sigortalı R. D.'a ilişkin hesaptan çıkarıldığı, bu biçimde sigortalıya eski tarihle 296 günlük isteğe bağlı sigortalılık hizmet süresi kazandırıldığı ve ödemelerin yüklenmesinden sonra davacının yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu ve kendisine 5477 tarih sigortalılık süresi bulunması sebebiyle 1.8.1996 tarihi itibariyle kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı, usulsüzlüklerin müfettiş tarafından ortaya çıkarılması üzerine davacının sanal hizmet süresi iptal edilerek aylık bağlama gününde 5181 günü bulunup 5400 tarih sigortalılık süresi bulunmadığından kısmi yaşlılık aylığının iptal edilip davacıya fuzulen ödenen yaşlılık aylığı sebebiyle borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Yasanın 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak sigortalıya uzunca bir süre sigortalı olduğu inancı verildikten sonra sigortalılık süresinin iptal edilmesi iyi niyetten uzak olacaksa da kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz olarak hileli biçimde oluşturulan sigortalılık süresi, sigortalının da katılımının bulunduğu muvazaalı bir işlem sonucu oluşturulmamalıdır.
Somut olayda sigortalının prim ödeme hesabına hileli girişler 02.02.1996 gününde yüklenmiş ve davacının 16.02.1996 günlü ödenen primlerinin isteğe bağlı sayılması talebi ile bu primler değerlendirmeye alınarak 12.07.1996 gününde Bağ-Kur'dan yaşlılık aylığı talebinde bulunmuştur. Bütün bu belgeler oluşturulan hileli sigortalılık süresinin, sigortalının da katılımında bulunduğu hileli bir işlem sonucu oluşturulduğunu göstermektedir. Artık olayda Medenin Yasanın 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kuralının uygulanması olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda davacının, iade ile yükümlü olacağı açık olup, İade yükümlülüğünün konusu ve kapsamı ise dava gününde yürürlükte olan 5510 s. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 96. maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu maddeye göre; Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tesbit edilen bu yasa kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tesbit gününden geriye doğru en fazla on senelik süre de yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden
itibaren hesaplanacak olan yasal faizi ile birlikte
genel hükümlere göre geri alınır
düzenlemesine göre, davacının kasıtlı ve hileli hareketi ile yaşlılık aylığı bağlanmasına neden olduğu sonucunun oluşması halinde, açıklanan bu madde kapsamında iade ile de yükümlü olduğu açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 15.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy