(506 S. K. m. 2, 6, 9, 79) (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m. 17) (YHGK. 16.09.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK. 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (YHGK. 15.10.2003 T. 2003/21-634 E. 2003/572 K.) (YHGK. 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.)
Dava: Davacı, 05.05.1993 gününde bir tarih çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi O. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 05.05.1993 olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının 05.05.1993 gününde bir tarih süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve kanuna aykırıdır.
Davacıya ilişkin 05.05.1993 günlü işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içinde verildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden işyerinin 01.04.1986-31.07.1995 tarihleri arasında 506 s. Kanun kapsamında bulunduğu 1993 yılı 2. dönem bordrosunun verilmediği anlaşılmaktadır.
Gerçekten; 506 s. Sosyal Sigortalar Yasa'sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek şekilde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 s. Yasa'nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının tarih sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta tarih bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 s. Kanunun 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun şekilde belirlenmelidir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için ön görülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak kanuni sair belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.9.1999 tarih 1999/21-510-527, 30.6.1999 tarih 1999/21-549-555, 5.2.2003 tarih 2003/21-35-64, 15.10.2003 tarih 2003/21-634-572, 3.11.2004 tarih 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 tarih 2004/21-538 ve 1.12.2004 tarih 2004/21-629 s. kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan biçimde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten işverenden (star möble işyerinden) dönem bordrolar temin edilerek bordro tanıkları dinlenmemiş, komşu işyeri tanıkları olarak dinlenen tanıklar mahkemede hazır edilerek dinlendikleri davetiye ile getirtilmediği, komşu işyeri tanığı olup olmadıkları anlaşılamamıştır.
Yapılacak iş; 05.05.1993 günlü bildirgenin verildiği işyeri olan Star Möble işyerinden dönem bordrosu istenerek işyerinden dönem bordrosu verilmiş ise bildirge tarihini kapsayan tarihte işyerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı işyeri çalışanlarını, bordro verilmemiş ise gerektiğinde zabıta, belediye vergi dairesi marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan sair işyerlerinde bildirge gününde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak davacının yaşı nazara alınarak askerlik yaptığı süreyi ve okul durumunu başlangıç ve bitiş tarihleri itibariyle ilgili yerlerden araştırmak, işverenin davacının babası olduğu, babanın da oğlunu SSK.'na bildirmemesi hayatın normal akışına uygun olmadığı gerçeği karşısında gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde 506 s. Kanunun 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 09.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy