(5510 S. K. m. 4, 7) (506 S. K. m. 2, 6) (YHGK 06.07.2005 T. 2005/21-437 E. 2005/448 K.) (YHGK 30.05.2007 T. 2007/21-306 E. 2007/320 K.)
Dava: Davacı, 09.09.1974 gününde bir günlük sigortalı çalışmasının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava sigortalılık başlangıcının 09.07.1979 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa'nın belirlediği şekilde (506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Dosya içeriğinden, davacının E. K. adına tescilli iş yerinde 09.09.1974 gününde işe girdiğini gösterir giriş bildirgesinin usulüne uygun olarak Kuruma intikal ettirildiği, işyerinin 03.09.1974-07.04.1983 tarihleri arasında kanun kapsamında bulunduğu, işyerine ilişkin dönem bordrolarının kuruma verilmediği, davacının 15.02.2008 gününde emeklilik talebinde bulunduğu, Kurumun bordroda adı bulunmayan davacının fiili çalışmasının mevcut olmadığı gerekçesi ile 03.09.1974 günlü işe girişi kabul etmemesi ve sigortalılık başlangıç tarihi 01.05.1992 günlü giriş bildirgesi esas alınarak belirlenmesi sebebiyle sigortalılık süresine ait koşulun oluşmadığını bildirerek emeklilik talebini reddettiği, mahkemenin ise resmi kayıtlara göre bordro tanığı ya da komşu iş yeri tanığı olduğu tespit edilmeyen tanıkların anlatımına göre sonuca gittiği görülmüştür.
Bu tür davalar sadece bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı sonucuna göre karar verilmelidir.
Yapılacak iş; çalışmanın geçtiği işin içme suyu inşaatı işi olması ve yapılan araştırma sonucu içme suyu inşaatının Özel İdare Müdürlüğü tarafından yaptırılmadığının tespit edilmiş olması karşısında çalışmanın geçtiği içme suyu inşaatını kimin yaptırdığını muhtarlıktan sormak, giriş bildirgesinde bulunan imza üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmak, Kurumdan bilgi alınarak veya Emniyet yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu iş yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak, bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir,
Mahkemece bu olgular ve özellikle Dairemizin ve Yargıtay'ın bu konudaki değişmeyen kararları göz ardı edilerek yetersiz araştırma ile kurulan hüküm usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 15.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy