(506 S. K. m. 60, Geç. m. 81) (YHGK. 08.07.2009 T. 2009/21-309 E. 2009/322 K.)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihi 11.3.1975 olduğunun tespiti ile 1.9.2008 gününden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Beleç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve özellikle davacının sigortalılık başlangıç tarihinin yurt dışında çalışmaya başladığı gün olan 11.03.1975 olduğunun tespitine ait verilen kararın yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Dava, davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 01.09.2008 gününden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç doğru değildir.
Davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 11.03.1975 olduğu ve tahsis talep tarihi olan 29.08.2008 tarihi itibari ile 3201 s. Kanun kapsamında Almanya'da geçen 11.03.1975-01.10.1986; 01.10.1988-30.08.2000; 01.05.2003-29.06.2005 tarihleri arasındaki 9055 tarih çalışmasını borçlanmak için Kuruma başvurduğu, bu çalışmasından 5400 tarihine isabet eden 18900 Doları Kuruma ödediği, 33 yıl 05 ay 18 tarih sigortalı ve 5400 tarih prim ödemesi bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığı şartlarının yurt dışı borçlanmasını yaptığı gün olan 12.12.2006 gününde yürürlükte olan 506 s. Yasa'nın 60/A-b maddesi uyarınca mı, yoksa 25.08.1999 gün ve 4447 s. Yasa'nın 17. maddesi ile 506 s. Yasa'ya eklenen geçici 81. madde hükümlerine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
506 s. Yasa'nın geçici 81/A maddesi, bu Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanacağını kabul etmiştir. Yurt dışı hizmet borçlanmasının yapıldığı 12.12.2006 gününde yürürlükte bulunan 506 s. Yasa'nın 60/A-b maddesi ile ise sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 tarih prim ödemesi gerektiğini kabul etmiştir.
Somut olayda davacı, 3201 s.Kanun kapsamında Almanya'da geçen 11.03.1975-29.06.2005 tarihleri arasındaki çalışmalarından 5400 güne isabet eden 18900 Doları Kuruma 12.12.2006 gününde ödemiştir. 4447 s. Yasa'nın 17. maddesi ile 506 s. Yasa'ya eklenen geçici 81. maddesinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 gününde Türkiye'de Sosyal Sigortalar Kapsamında sigortalı olarak çalışması bulunmadığı gibi 3201 s.Kanun kapsamında yapılmış bir borçlanma da bulunmamaktadır. Bu durumda, davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 3201 s.Kanun kapsamında Kuruma borçlanmanın yapıldığı 12.12.2006 gününde yürürlükte bulunan 506 s. Yasa'nın 60/A-b maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.07.2009 tarih ve E:2009/21-309, K:2009/322 s. kararı da bu doğrultudadır.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 15.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy